YouTube player

Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.

 

GÜNEŞ DİNİ

 

Dünyanın kara kutusu serisinin bu bölümüne kadar çok tanrılı dinlerin bir çok ortak özelliklerini gösterdik. Geçmiş bölümlerimizi izleyenler zaten çok tanrılı dinlerin tüm dünyada farklı dönemlerde bile birbirinin neredeyse kopyası olduğunu gördüler. O sebeple bu bölümde bazı ortak özellikleri anlatırken eski bölümleri referans göstererek geçeceğiz. Çünkü bu bölümde amaçladığımız asıl gaye çok tanrılı dinin bugünde var olduğunu hatta var olduğunu bırakın dünyayı yönetenlerin bu dine mensup olduğunu göstermek. bu dünyanın sahipleri bu dinin emirleri doğrultusunda hareket etmekte, bizlere çok tanrılı dinlerin emirlerini dayatmakta, o dinin sembollerini her yerde kullanmakta, uzaylılar olarak bildiğimiz tanrıları ile büyü vasıtasıyla alış veriş yapmakta, tanrıların yani bizim kültürümüzdeki cinlerin isteklerini yapmaktadırlar. İşte günümüze bakan bu yönü dolayısıyla bu bölümden itibaren artık farklı bir merhale ye geçiş yapacağız. Çünkü Dünyayı yönetenler çok tanrılı dinlere göre dünyayı yönettikleri için bu bölümdeki bağlantıları anladığınızda bugünün sistemini anlayıp düşmanınızı tanıyacak, ve doğru hareket edebileceksiniz. 

bu bölümde göreceğiniz çok tanrılı dinlerin ortak özellikleri zaten çok tanrılı dinlerin hepsinin tek kaynaktan yani şeytandan geldiğini ispatlayacaktır. 

 

Tek kaynak

Öncelikle tüm dünyada birbirine benzer çok tanrılı dinlerin aynı yani tek bir kaynaktan geldiğini artık biliyorsunuz. Çünkü bu bölüme kadar zaten tüm dünyada aynı çok tanrılı inanç ile beraber bu inançtan dolayı aynı tarihi olayların yaşandığını gösterdik. Mu ve Atlantis in güneş dini, bu dinin rahipleri ve sömürge sistemi vasıtasıyla tüm dünyaya yayılmıştı. Tüm dünyadaki birbirine benzer putperest dinin adına tarihçiler güneş dini ya da bu dinin yayıcısına isnaden osiris dini demişlerdir. daha sonra mitratizm dini diye de anılmıştı. Bu pagan dinleri zaman geçtikçe ufak tefek değişikliklere uğrasa da temel prensipleri hep aynı kalmıştır.

 Nasıl ki bugün dile getirilmese de diğer ülkelerin Amerika-rusya gibi süper güçlü ülkelerin sömürgesi olması ve dünyanın neredeyse tüm ülkelerine Amerikan kültürü ve emperyalizmi ya da- rus komunist ideolojisi aşılanması gibi, o dönemde de Mu ve Atlantis adlı süper güçlü ülkeler dünyaya hükmetmiş, diğer ülkeler onların kolonisi olmuş ya da ideolojik olarak etkisi altında kalmışlardır. 

İngiliz subay ve gezgin James Churchward hindistanda gördüğünü ileri sürdüğü ve Mu kıtasını anlatan Naacal Tabletlerini tercüme ettikten sonra dr william niven’in 1921de bulduğu mexiko müzesindeki 2600 tabletide tercüme ederek mu kıtası hakkında geniş bilgi elde etmiş, mu hakkında kitaplar yazmıştır.

Mu ve Atlantis kıtaları ile ilgili somut delilleri ve bu Mu kıtasının Kuran’da anlatılan tufan ile batan hazreti Nuh’un kavmi olduğunu 6. Bölümümüzde göstermiştik. 

Mu araştırmacısı James Churchward’a göre bu güneş dini inancı Atlantis ve Mu’dan sonra Mısır’a taşınmıştır.

 

Churchward`ın tibette okuduğu tabletlerden Osiris dini hakkında aktardıkları şöyle özetlenebilir: Peygamber osiris Mu’da üstadlık derecesine ulaşınca ülkesi Atlantis`e döndü; Atlantis`teki yozlaştırılmış tek tanrılı dinde reform yaptı, bu öğretiyi yeniden bozulmamış özgün haline dönüştürdü. Bu öğreti Milattan Önce 16.000 yıllarında Atlantis`li bir bilge olan Hermes- Thot tarafından Mısır`a getirildi.  Churchward`a göre Mısır`ın geç dönemlerde, ezoterik kesimdeki yozlaşan rahip sınıfı yüzünden bu 42 kuralın her biri ilah haline getirilmiş, putları yapılmış ve tek yaratıcılı din, çok tanrılı din haline getirilmiştir.

 

Osiris diye anılan kişi eğer peygamber ise ve bozulup çok tanrılıya dönüşmüş dini düzeltmeye çalışmış ise, İdris peygamber olma ihtimali yüksektir. Kuran’da hazreti Nuh tan önce gönderilen İdris peygambere çok büyük yetki, kabiliyet ve ün verildiği belirtilir.

 

Biz, onu (İdris i) çok yüce bir mekâna yücelttik. Meryem suresi 57. Ayet.

 

 Eğer böyle ise yaratıcının gönderdiği din İdris peygamber ile düzeltilmeye çalışılmış ama sonra tekrar bozulmuştur. Tek yaratıcılı dinlerin her seferinde araya cinlerin girmesiyle bozulup çok tanrılıya dönüştüğünün delillerini zaten belgesel serisinin her bölümünde görüyorsunuz. Ardından bu cinlerin oluşturduğu güneş dini tüm dünyada hüküm sürmüştür. 

 

Yine 6. Bölümde belirttiğimiz gibi tabletlerde Mu ve Atlantis öğretisinin tüm dünyaya yayıldığı yazmaktadır. 

Çünkü Mu ve Atlantis’in felsefi takipçisi olan Mısır, Sümer, Babil, Çin, Hint, Yunan ve Roma, maya, aztek toplumları da aynı “Güneş dini”nin zamana ve şartlara bağlı çeşitli versiyonlarını yaşamışlardır. 

dünyadaki farklı antik toplumların özelliklerini karşılaştıran bilim adamları da tüm dünyada aynı dinin yaşandığını kabul ve ispat etmişlerdir. Çok tanrılı dinlerin birbirinin kopyasıymış gibi benzemesi bilim adamlarına tüm dünya dinlerinin tek bir merkezden yayıldığını düşündürtmüştür. Örneğin maya sanat ve kültürüyle eski mısırın benzerliklerinden her iki ulusun dini düşüncelerinin tek bir kaynaktan geldiğini savunan birçok bilim adamı vardır. Gilbert’e göre mısır ile Maya kültürleri arasındaki benzerlikler, her ikisinin de Atlantis çıkışlı olmasının doğal sonucudur.

Atlantis ve Mu’daki bilgi birikiminin direk mısır’a taşınmasından dolayıdır ki; tarihi eserlere bakıldığında mısır uygarlığının bebeklik çağı yoktur, başlangıçtan beri olgun ve yaşlıdır. heredot “euterpe” adlı eserinde mısır rahiplerinin yazılı tarihlerinin kendi dönemlerinden 12 bin yıl öncesine kadar yani atlantisin başlangıcına kadar gittiğini belirtiyor. Yine bütün veriler, Mayaların sahip olduğu şaşırtıcı matematik ve astronomi bilgilerinin ve şaşırtıcı mitolojilerinin ana kaynağının, milattan önce 1600 yıllarına uzanan Olmek uygarlığı olduğunu gösteriyor. Garip bir biçimde, arkeologların bütün çabalarına rağmen, Meksika’nın hiçbir yerinde Olmek toplumunun gelişim aşamaları olarak adlandırılabilecek bir tek bulgu ya da işaret elde edilemedi. tüm bu antik medeniyetlerde gelişim dönemi yoktur çünkü daha önce de ispatladığımız üzere o medeniyetlere bilim ve teknoloji gökten gelen varlıklar tarafından önce Mu ve Atlantis’e verilmiş ardından bu teknoloji olduğu gibi diğer sömürge ülkelerine ulaşmıştır.

 

GÜNEŞ- Tek Göz

çok tanrılı dinlerin ortak özelliklerinden biride baş tanrının hep güneş tanrısı olmasıdır. güneş sembolünün şekli ve amacı islam dinindeki şeytanların şekil ve amacını yansıtır, şöyle ki

 

“Onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur;…  (Neml Suresi, 24-25)

Tüm çok tanrılı dinlerde güneş olan, ışığın kaynağı olan bir baş tanrıya tapılmıştır. Çünkü güneş insanların gözünde ışığın yaşamın ve güzelliklerin kaynağı ve sembolüdür. Baştanrı da ışığın ve yaşamın güya kaynağı olduğu için güneş sembolü ile betimlenmiştir.

güneş aynı zamanda her şeyi gören gözdür. Güneş ve bu tek göz aynı simgelerdir. Baştanrının sembolüdür. Heryere ışık ve canlılık verirken aynı zamanda kocaman göz tüm yapılanları görür. Güneş gibi aynı şekilde tek göz sembolü; Mu kıtasıda dahil bütün çok tanrılı dinlerde vardır.

Güneş, Hindistan’da, Suriye’de olduğu gibi Varuna’nın gözüdür; Pers inanışında Ahura Mazda’nın gözü, Yunanistan’da Helios’un (güneş tanrısı) ve Zeus’un gözü, Mısır’da Ra’nın gözü olarak belirir. İskandinav inisiyasyonunda Odin’in tek gözü her şeyi görendir.

daha önce de belirttiğimiz üzere putperest dinlerde herşey semboldür çünkü semboller büyüdür, yani semboller sayesinde tanrılar şeytanlar anımsanır, kutsanır ve bu kuantumsal düşünce gücü ile güç kazanırlar. Güneş tüm putperest dinlerde tanrı figürleri ile birliktedir, bu sayede güneş şeytanlara güç kazandıran onları simgeleyen bir sembol olarak kullanılmıştır. 

 

Ezoterik kaynaklara göre doğru yolu benimsemiş bir topluluğa önderlik eden “Manu” adındaki lider, eski bir zamanda Orta Asya’da bu topluluğa ya da inisiyelerine şu konuşmayı yapmıştır: “Atalarınız ilahlarla birlikte yaşıyordu. Artık ilahlar nadiren gözükecekler ama siz insanlara bağlılık nişanını bıraktılar (nişan sözcüğüyle Güneş, kimi kaynaklara göre ise gökkuşağı kastediliyor). Yasalara göre yaşayınız! Size tekrar geleceklerdir. Enkarne olarak geleceklerdir. Ey kadınlar temiz kalınız! Çünkü gelecek neslin kahramanlarına gebe olacaklar sizlersiniz. (Güneşi göstererek sözlerine şöyle devam eder) İşte Ulu Tanrı’nın imajı. O’na doğru ilerlemek gerek”

aynı zamanda güneş, tanrının oğludur. tanrının oğluda güneş gibi doğacaktır.  eskileri araştıran bir çok kişi antik kral ve imparatorların güneşin oğlu ünvanını aldıklarına dikkat çekmiştir. Bu kimi geleneklerde gökteki kürenin oğlu manasınada gelmektedir.

Ekvador’da bulunan çok eski dönemlere ait başka bir eser ise, Gözlü Piramit denen nesnedir. Eğer bu piramidi siyah ışık altına koyarsanız, göz çok kuvvetli şekilde parlamaktadır. Bu piramidin altında, küçük altın plakalardan yapılmış noktalar halinde Orion takımyıldızının dizilişini gösteren bir işleme ve bir de bilinmeyen bir yazı var. Alman Dilbilim Derneği’nin başkanlığını yapan ve kırktan fazla dilde kusursuz olan Profesör Kurt Schildmann, yazıyı, en eski yazıdan daha eski olduğu için Ön-Sanskritçe diye adlandırmaktadır. Bu dört harfin çevirisi şöyledir : “Yaratıcının oğlu geliyor”.  Schildmann şöyle diyor:  Aynı yazıyı çeşitli ülkelerde, örneğin Ekvador’da, Kolombiya’da, İllinois’de (Birleşik Devletler), Fransa Glozel’da, Akdeniz’in Malta Adası’nda, Türkmenistan’da, Avustralya’da, İtalya’nın Güney Calabria’sında sadece birkaç yıl önce taşların üzerinde bulmuştuk. 

benzer şekilde önceki bölümlerde antik dönem tanrılarının çocuklarının mumyaları olduğuna değinmiştik. 

Mu döneminde gökten gelen tanrıların insan kadınları ile ilişkiye girdiklerini ve doğan çocuklarında kral olduğunu anlatmıştık. tufandan sonra gelen tüm çok dinlerdeki insan krallarda bu inancı devam ettirerek kendilerini güneşin oğlu ilan etmişlerdir. bu krallar halk nezdinde güç ve iktidarlarını arttırmak için böyle bir iddia da bulunsalarda bu durumun gerçeklik payıda vardır çünkü tanrı zannedilen şeytanlar günahkar insanların çiftleşmesine hülul eder yani ortak olur. ya da  kendisini sunan kadınlarla ilişkiye girebilir. 

(Ey İblis) haydi, onlardan gücünün yettiklerini sesinle (telkinde bulunarak) çağrınla ayart! Süvarilerinle yayalarınla onlara karşı ordu topla; mallarına, evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadde bulun. Zaten şeytan insanlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez. (İsra, 17/64)

İbn Abbas’tan (radiyallahu anh) rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (aleyhissallatu vesselam) şöyle buyurmuştur: Ümmetimden biri ehline yakınlık etmek istediği vakit “Bismillah, Ya Rabbi! Bizi şeytandan uzaklaştır! Bize ihsan edeceğin (zürriyet)’den de şey­tanı uzaklaştır!” derse aralarındaki o cimadan çocuk mukadder olursa o çocuğa şeytan ebediyyen zarar veremez” (Buharî, Deâvât, 54, No: 6388; Müslim, Nikâh, 116, No: 1434).

Şeytan; “Hanımı ile cinsî yakınlık ânında, şeytandan Allah’a sığınmayan kimse ile beraber olurum. Bu yakınlıktan meydana gelen çocuk bize itaat eder, sözümüzü dinler. “ Kaynak : Şeceret-ül-Kevn/ Muhyiddîn-i Arabî (Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun, Sırrı mukaddes kılınsın)

 

günümüzde dünyayı ve liderlerini yöneten masonların şeytanlarla nasıl ilişkiye girdiklerini ve dünya liderlerinin birçoğunun nasıl gerçekten şeytanın oğlu olma ihtimallerini ilerleyen bölümlerde inceleyeceğiz.

Yine çok tanrılı dinlerin ibadethaneleri olan piramitlerinde güneşle ilginç münasebetleri vardır. Piramitlerde kralların mezar odasına, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler) 

 

İslamda ise güneşin doğma ve batma vakitleri olan kerahet vakitlerinde namaz kılmak sakıncalı bulunmuştur.

Güneş şeytanın boynuzu ile doğar, sonra ayrılır. Öğlende tekrar beraber olur, sonra ayrılır. Batmaya yüz tuttumu yine beraber olur, sonra yine ayrılır. Bu üç zamanda namaz kılmayın. Ravi: Hz: Saffan Ibni Muattal (r.a.)

 

Sonuç olarak güneşin tüm çok tanrılı dinlerde kutsal olup baştanrıyı simgelediğini ve ibrahim’i dinlerde bunun tam tersi olduğunu görüyoruz.

Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top