
Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.
Peki büyü sonucunda oluşan enerji ile cinler insanlara nasıl etki edebilmektedir?
Hatırlayın Dünyanın Kara Kutusu 2.bölümde cinlerin özelliklerini anlatmıştık. 3. Boyutu oluşturan yani bizim gözle gördüğümüz alemi oluşturan atomların yüzde 99 dan fazlası boşluktan ibaret iken 4. Boyutu oluşturan atomaltı parçalardan ibaret varlıklar bu boşluklarla dolu 3. Boyut cisimlerinin içinden zorlanmadan geçerler.
Nitekim İslami kaynaklarda adem aleyhisselam yaratılırken şeytan hz.ademin içine girmiş çıkmış ve onu kontrol edebilirim fikrine kapılmıştır. Ardından adem e secde edilmesi istendiğinde şöyle demiştir.
İsra suresi 61-62- Bir zamanlar meleklere Adem’e secde edin dedik onlarda hemen secdeye kapandılar. Yalnız İblis secde etmeyip çamurdan yarattığın kimseye secde mi ederim. Benden üstün kıldığını adam bu mu. Eğer Kıyamet gününe kadar bana bir mühlet verirsen mutlaka onun soyunu pek azı dışında kumandam altına alırım dedi.
Peygamberimizde şeytanın insan vücudunda dolaşabildiğini söylemiştir. Zaten kuranda cinlerin dumansız ateşten yani ateşin madde olmayan kısmından, yani atomaltı foton benzeri parçalardan yaratıldığı anlatılmıştır.
Rahman suresi 15- Cinni ise halis ateşten’ yarattı.
Günümüzde paranormal araştırmacılar cinlerin radyasyon benzeri bir maddeden ibaret olduğunu belirtmektedirler. Düşüncelerimize göre çevremizde kuantumsal bir alan oluştuğunu ve bunun kirlian fotoğrafçılığı ile gözle görülebildiğini daha önce anlattık, işte dumansız ateşten ibaret bu canlılar kuantumsal duygu ve düşünce enerjisinin negatif olanından beslenebilmektedir. İyi ve güzel şeyler yaptığımızda yani fıtratımıza uygun duygu ve düşünceler ile beyin kimyasalları oluşturduğumuzda bu bizim için faydalı ve bizi güçlü kılıyor iken; kötü şeyler yaptığımızda fıtratımıza ters beyin kimyasalları oluşmakta ve bu durum tamamen olmasa bile bizi belli alanlarda mutsuz ve güçsüz kılmaktadır. İşte bu durum kötülük sonucunda oluşan negatif enerjilerin şeytanlar tarafından besin olarak kullanıldığını ispatlamaktadır. Manyetik alanımızda belli enerjiler azalmakta kaybolmaktadır.
“Olumlu yönde de Enerjileri kullanılabiliyor. Peki ruhsal bozukluk noktasında neler yaptırıyorlar? Mesela cinlerde hocam da bilir intihar ettiriyorlar.dimi hocam. En uç noktası intihar. Çünkü en büyük günahlardan bir tanesi. Eğer reptilianlardan bahsediyorsak çok benzer çizgide. Zaten reptilianların amacı da mümkün olduğu kadar çok insan enerjisini elde edebilmek. Çünkü insan ruhu ile besleniyorlar. Çünkü şöyle bir şey. Reptilianlar insanların acılarından, Bunalımlarından, üzüntülerinden ve korkularından besleniyorlar özellikle korku enerjisinden.” (Araştırmacı yazar Farah yurdözü, Önder Özcan, Kürşad berkkan-Reptilian ve ifritlerin benzerliği)
Şeytanların günah işlememizi istemesi sadece bir intikam hissinden değil, oluşan kötülük enerjisi ile beslenmeleri ve bu sayede bizim üzerimizde ve bizim dünyamızda güç kazanmalarındandır.
Büyü ile cinlerden yardım isteyen insanlar bu yardımı alabilmek için önce cinlerin istediğini yapmak zorundadır. Yani tıpkı ticari bir alışveriş gibi. cin: benim için herhangi bir günahı işle. yani fıtratına ters beyin kimyasalları veya negatif manyetizma oluşturacak bir şeyler yap. bu sayede bana manyetik bir koridor aç ve güç kazandır, o zaman sana istediğin şey için yardım ederim demektedir. Daha doğrusu cinlerin bu isteklerini büyü kitaplarında yazmaktadır. Yani İnsan büyü yapınca şeytanın hem yardım etmeye gönlü olur hem de kuantum teorisine uygun olarak bizim 3 boyutlu dünyamızda cinlere bir güç ve etki alanı oluşur. İşte Büyü sayesinde insanlar cinlerle iletişim kurarak bir şeyler karşılığında cinlerden yardım aldılar ve zamanla cinleri ilahlaştırdılar. Putperest dinlerin rahiplerinin büyücü olmasının nedeni budur.
Büyücü cin ile yaptığı bu büyü ticaretinden memnun olursa zamanla daha fazla büyü yapar ve cinlerin etki alanını daha fazla genişletir. Tabi bu ticaret cinlerinde işine gelir. Çünkü Daha fazla kötülük enerjisi demek, hem kötü düşüncelerden beslenen cinler için daha fazla gıda hem de daha fazla insanlara güç gösterisi yapıp ezeli düşmanları olan insanlara hükmetmek demektir.
Cinler büyücüyü ilk önce şöyle kandırırlar: “büyü yaparak; sen bize hükmediyorsun, çok güçlüsün senin cinlerden bir ordun var, istediğine istediğini yapabilirsin” cinler bu kandırmayı ticaretin kesilmemesi için yaparlar, fakat esasında hükmeden büyücü değil cinlerdir. Büyücü bu işi bırakmaya kalktığında bu sefer cinler tarafından kötülüğe maruz kalır. Çünkü bir kere şeytana kapıyı aralamış, kendisi için büyük bir etki alanı oluşturmuştur.
Araf suresi 202- Şeytanların dostlarına gelince şeytanlar onları azgınlığa sürükler sonra da yakalarını bırakmazlar.
Bu durumda büyücü her halükarda yaptığı işi bırakamaz ve cinlerin isteğini yapmaktan başka çaresi yoktur. Ve artarak devam eden bu ticaretin sonunda cinler, büyücülerden diğer insanları da kötülüğe yönlendirmesini bu sayede daha büyük bir etki alanı oluşmasını ve insanları kendilerine taptırmasını ister. Geçmiş dönemlerde büyücüler yüzünden çocuk ve insan kurban edilmesinin nedeni budur. İnsan kurbanı sayesinde toplumda büyük bir korku yani negatif manyetik enerjiler oluşur.
Enam suresi 128- Gün gelecek, Allah onların hepsini huzurunda toplayıp: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu yoldan çıkardınız ha!” diyecek. İnsanlardan onlara uymuş olanlar diyecekler ki: “Ey Ulu Rabbimiz! Kimimiz kimimizden faydalandık ve bize tayin ettiğin müddetin sonuna ulaştık.”
Cin suresi 6- Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp böylece onları daha azgın hale getirmişler.
işte bu ayetler putperestliğin mantığını özetlemektedir. insanlar elde ettikleri menfaatler uğruna cinleri Allah a ortak koşmuş yani cinlere tapmışlardır.
tüm putperest dinlerde insanlar tanrıların büyücüler yani şamanlar vasıtası ile konuştuklarına inanır. Yani büyücüler şeytanların elçileridir ve büyücünün görevi açabildiği kadar manyetik açıklık oluşturmak ve şeytanların etki alanını arttırabildiği kadar arttırmaktır. Büyücülerdeki harikulade bazı halleri gören cahil insanlar onu din adamı ve tanrının elçisi olarak benimseyip istediklerini yaparlar. Ve aldanan bu insanlarda büyü yaparak bir takım menfaatler elde edince bu inanç güçlenir. Büyücüyü din adamı olarak gören insanlar, büyücünün de tanrı olarak tanıttığı cinleri de tanrı olarak görür. Sonunda insanlar şeytanların idolüne yani putlara tapar hale gelir.
sonuç olarak putperestliğin özü büyüdür. çok tanrılı dinlerin, bu tanrılardan korkunun ve bu mitlerin toplumlarca bu kadar büyütülmesinin, her alana sirayet etmesinin nedeni büyü ticaretinin artan bir çığ gibi büyümesidir.
Ünlü bir antik aztek deyimi şöyledir: İnanmıyoruz , Korkuyoruz ! işte Amerika kıtasında inka aztek ve maya uygarlıklarında olduğu gibi mezapotamya uygarlıklarında da olan inanmıyoruz korkuyoruz düşüncesi bu sebeple vardır. Büyünün etkisi arttıkça güçlenen şeytanlar insanlar üzerine tahakküm kurmaya başlamıştır. Önceleri kendilerine şarap ve meyve adanmasını isteyen şeytanlar, güç kazandıkça hayvan kurban edilmesini sonra insan kurban edilmesini en sonunda da toplu insan kurbanları ve bebeklerin kurban edilmesini istemişlerdir. Bu işin doruk noktaya ulaştığını bildiğimiz Amerika yerlilerinde Avrupalı işgalcilerin kayıtlarına göre Amerika kıtası işgal edilmeden önce inka ve aztekler yılda 40 bin insanı tanrılarına kurban ediyorlardı. Evet yanlış duymadınız yılda 40 bin kişi canice kurban ediliyordu. Bu açıdan Amerika yerlileri Avrupalılar tarafından katledilmeseydi yine kendi kendilerini katledeceklerdi ki belki de hak ettikleri cezayı buldular.
Zaten tanrılara insan kurban edilmesi çok bariz bir büyü ritüelidir. hem de en güçlü büyü olan kan büyüsüdür. çünkü en büyük korku ve negatif duygular kan büyüsünde insan kurban edilmesi ile oluşmaktadır.
Hiç kuşkusuz inanç ve din insana pozitif düşünce yani pozitif manyetik etki kazandırır. hatta dinin özünü anlamayan insanlar bile din afyondur diyerek dinin insana verdiği manevi zevk ve pozitif etki gerçeğini dile getirmişlerdir. işte islam dini insanlara çeşitli şekillerde zulmetmek, Büyü yapmak, temizlikten uzak olmak, faiz yemek gibi kötü ve pis işler yaptığında insanın şeytanın etkisi altına gireceğini, dinin emrettiği güzel düşünce ve davranışları yaptığında ise şeytanın tasallutundan kurtulacağıyla alakalı birçok ayet ve hadis bildirmiştir.
Yine hepimizin yaşayıp bildiği durum şudur ki; kötü duygularımız sonucunda oluşan manyetik açıklık sonucu şeytanın vesvese verip bizi etkilemesi daha kolay olur. Örneğin bir kimse öfkelendiğinde şeytan o kimseye öfkelendiğin kişiyi öldür diye vesvese verir, kişi bu vesvesenin tesirinde daha fazla kalır. Ya da çok mutlu olduğumuzda azgınlığa daha meyilli hale geliriz.
Araf suresi 201- Allah’a karşı gelmekten sakınanlara şeytandan Bir Hayal iyileşince hemen düşünüp kendilerini toparlar basiretlerine Tam sahip olurlar.
Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı
