YouTube player

Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.

Gri Uzaylılar = Sufli Cinler

 

Bir önceki bölümde aynı olduklarını anlattığımız yılanımsı uzaylıların (drako-reptilian-ejderha) yani İslamdaki ifrit denen varlıkların yanında griler denilen sıradan uzaylılar bulunmaktadır; uzaylı gören bütün görgü şahitleri uzaylıların grimsi renkli, kısa boylu iri kafalı, ince uzun kolları olan varlıklar olduklarını söylüyor. şimdi gelelim geçmişten bugüne kadarki islam kültüründeki cin tasvirlerine;

Muhammed İsa Davud, “Müslüman Cinle Sohbetler” adlı kitabında Müslüman cinne cinlerin şekil ve biçimleri nasıldır sorusuna Müslüman cinin yanıtı şöyledir: “Allah’ın bizi yarattığı şekil ve keyfiyet, küçük ihtilaf ve ayrıntılar hariç insanlarla benzerlik arz etmektedir. Sizin baş ve gövde dengenize nazaran bizim başımız biraz büyükçedir. Gözlerimiz, sizin gözleriniz gibi enli olmayıp göz kavisi biraz uzuncadır. Bazı cinlerin gözleri öne doğru çıkık olmasına rağmen bazılarının gözü de sizin Çin Japonlarınızın çekik gözlerine yakınlık arzetmektedir. Normalde cinlerin gözü, ceylan gözü gibi büyük ve geniş olur. Fakat biraz uzunluk arzeder. Tıpkı beşerin değişik renklerde gözleri bulunduğu gibi, cinlerin de gözleri farklı farklıdır. Bazılarınınki kırmızı, bazılarınınki siyah, bazılarınınki mavi, bazılarınınki bal rengidir. Gözbebeklerimiz, sizinkiler gibi tam yuvarlak olmayıp elips şekline yakınlık arz eder. Kulaklarımız, at ve kedi kulaklarına benzemektedir. Kulaklarımız, kıllarla kaplıdır. Bu yüzden cinlerin Müslüman olanları bir şekle girmek istediklerinde kedi, at ve aslan şekillerini tercih ederler. Burnumuza gelince, tıpkı insanların burnu gibi yüzümüzün ortasında yer almaktadır. Şu var ki normalde sizin burunlarınız gibi uzunca olmayıp bazı Filipinli erkek ve kadınların burunları gibi değirmi, yani yuvarlaktır. Müslüman cinler, Hz. Muhammed (sav) ın sünnetine tabii olarak sakal bırakırlar. Diğer cinler, sakal bırakmayan cinleri gördükleri zaman yüzlerine bakıp “harap olmuş bir yüz” derler. Biz cinlerin saçları oldukça sıktır. Bazı erkek cinlerin saçı çok seyrektir. Hanım cinlerin saçları oldukça uzundur. Saçların uzunluğu cinlerde güzellik nişanesi olup büyük kıymet arzeder. Hatta bazı hanım cinlerin saçı yerlere sürünerek ardınca onu takip eder. Ellerimiz, siz insanların elleri gibidir. Ancak eller, tırnak ve kol uzunluğu bakımından farklılık arzeder. Sizin kol uzunluğunuzun vücudunuza nispeti, bizim kol uzunluğumuzun vücudumuza nispeti ile aynı değildir. Bizim kollarımız daha uzundur. Ayaklarımız ise ön kısmı gayet geniş olup ayak parmakları kıllıdır. Bizim kemik dokumuz ce iskeletimiz, cismimize ve et dokumuza göre daha ziyadedir. Fakat kemik dokumuz olmasına rağmen cinler, hayal edemeyeceğiniz kadar rahat ve yumuşak hareket edebilme özelliğine sahiptir. Her cinin iki boynuzu vardır. Fakat bu boynuzlar, tıpkı cinin küçük, narin ve şeffaf cismi gibi çok küçüktür. İnsanların resimlerde çizdiği gibi asla uzun değildir. İblis’in boynuzları, kendi hacmine uygun olarak epeyce büyüktür. O, ilk insandan günümüze kadar gelebilmiştir. Fakat biz cinlerin cisimleri zayıftır. Tıpkı sizin cisimleriniz gibi bizim de vücudumuz asırların geçmesiyle zayıflıyor. Birçoğumuz, genellikle esmer ciltlidir. Çünkü bizim cildimiz incedir. Bazı cinler ise beyaz ya da kırmızı tenlidir.” [4][4] Muhammed İsa Davud, “Müslüman Cinle Sohbetler”, Demir Yayınevi, İstanbul 2000, s.43, 45-51.

Abdullah bin Mesud: Hz. Muhammed(s.a.v.)in ashabından bir adam, cinnilerden bir adamla karşılaşmış ve onunla güreşmiş.. Derken insan, cinniyi yere atıp yenmiş. O zaman insan, cinniye şöyle demiş: “Doğrusu ben seni gerçekten zayıf ve çelimsiz görüyorum. küçücük kolların sanki köpeğin küçücük kolları gibi! Siz bütün cinniler mi böylesiniz, yoksa onların arasından sen mi böylesin?”Cinni şöyle cevap vermiş: “Hayır vallahi (bütün cinniler böyle değil)! Doğrusu ben onların arasında gerçekten güçlü kuvvetliyim. (Darimi, C.6, Hno: 3384, s.435-436)

Hadis imamları bize, İbni Mes’ud’dan (ra) naklediyorlar ki: “Batn-ı Nahl denilen yerde, cinlerin hidayete erdikleri gece, cinleri gördüm. Sudan Kabilesinden Zut denilen uzun boylu insanlara benziyordular.”( Müsned (tahkik: Ahmed Şâkir), 6:165, no. 4353; Süyûtî, el-Hasâisü’l-Kübrâ, 1:343, 2:361.) 

Hem Cinler Hemde Uzaylılar Kılık Değiştirebilmektedir

Gerçek suretleri reptilian ve griler şeklinde olan cinler kuantum varlıkları olduğu için istedikleri şekle girebilmektedir.

uzaylılarla münasebette olan insanlar uzaylıların şekil değiştirebildiğini istedikleri kılığa girdiğini belirtmektedir. Örneğin;

Amerika kıtasındaki sürüngenimsi uzaylılar olarak bilinen reptilianlar hakkında şöyle denmektedir; reptilianlar beyninizi tarayıp en sevdiğiniz kişi kılığında karşınıza çıkabilir. sizi bu şekilde yönlendirebilirler. Ruh çağırma, sevdiğini rüyada görme, şekil değiştirme olayları bu şekilde açıklanabilir.

İslam harici kültürlerde; Test edilerek gerçek olduğu anlaşılmış bir çok video görüntüsü olan hayaletler ve şekil değiştirme özelliğine sahip gölge insanların da başka boyutta yaşayan uzaylılar olduğu iddia edilmektedir.

Yine griler denen uzaylıların da farklı farklı kılıklara girebildikleri belirtilmektedir. 

Aynı kılık değiştirme olayı cinler içinde geçerlidir. islam kaynaklarında belirtildiğine göre cinlerin bizim boyutumuzda istedikleri kılığa bürünebilmeleri için büyü yapmaları lazımdır.   

 hadisi şerifte cinlerinde sihir ve büyü yaptıkları belirtilmiştir. *Abdullah b.ubeyd b.ümeyr den nakl edilmiştir: Allah ın rasulüne “Elğeyelan” dan sordular.şöyle cevap verdi: “O cinlerin sihirbazlarıdır.”

İmam Şiblî, Ebu Ya’lâ’nın beyanına dayanarak, cinlerin ve şeytanların kendi kendilerine şekil değiştiremeyeceklerini, buna güç ve takatlarının olmadığını, fakat Allah’ın (cc) hikmeti gereği yarattığı büyüsel metodlar ile bir şekilden diğer şekle, bir halden başka bir hale girebildiklerini belirtir. 

Hem Hazreti Ömer’den (ra) nakledilen bir başka hadise de bir cinin insan kılığına girdiği şöyle anlatılmaktadır. Hazreti Ömer (ra) anlatıyor: “Biz Allah Resulü’nün (asm) yanında iken, ihtiyar biri gibi elinde asâ olan,“Hâme” isminde bir cin geldi ve  iman etti. Sonrasında ise Allah Resulü (asm), ona kısa sûrelerden birkaç sûreyi ders verdi. Dersini aldı, gitti.”( Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:363; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:287; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 5/416-418.) 

Yine meşhur sahih bir hadiste şeytanın insan kılığında efendimiz ve sahabilerin yanına gelerek bir kısım suallere cevap verdiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. (Seceret-ül kevn- muhiddin i arabi -İbni abbas (ra) den naklen Muaz bin Cebel rivayet ediyor)  

imam şibli nin tarihi olayları derlediği kitabında cinlerin insan kılığına girdiğine dair sahabelerin başlarına gelen olaylar ve bunların rivayetleri vardır.(imam şibli-1367-ferşat yayınları s.115)

İmam gazali naklettiği kişisel bir hikaye de perili bir evde konaklayan bir adamın gece üzerine siyah ateşten bir yaratığın geldiğini, adamın yaratığı ayetel kürsi okuyarak öldürdüğünü, yaratık öldüğünde ise ateşte yanmış parça ve küller gördüğünü beyan eder.— İmam-ı Gazali, İmam-ı Kuteybe’den, o da Beni Kaab’dan bir kişisel hikaye eder, der ki:Hurma satmak için Basra’da bir mahalleye vardım.Kiralamak için bir ev buldum.İçerisinde örümcekler yuva yapmışt, bu evi sahibinden kiralamak için istedim.Evin sahibi, bu evde ifrit denilen kafir bir cinni vardır.Her gireni helak eder ve öldürür, dedi.Nihayet Allah(C.C) beni o cinniden muhafaza eder dedim, evi kiraladım.Gece oldu, birde baktım ki, simsiyah ateş gibi bir mahluk üzerime doğru gelmeye başladı. Ben de Ayet’el Kürsi’yi okumaya başladım.Ben okudukça, o da benimle birlikte kelime kelime okuyordu.Ben (Vela yeudühü hıfsuhüma vehüvel aliyyül azim) dedim, benimle birlikte okuyamadı.Ben bu kelimelere devam ettim,benimle birlikte okuyamadı.Ben bu kelimelere devam ettim, o karanlık ve cinni yok oldu, ben debir köşede uyudum.Sabahleyin baktım ki cinninin olduğu yerde, ateşte yanmış parça ve küller gördüm.O vakit kulağıma gaibden bir ses geldi.Der ki: Sen büyük bir cinni kafirini yaktın.Ne ile yaktığımı sorduğumda (Vela yeudühu hıfzuhüma ve hüvel aliyyül azim) tekrar tekrar okumakla cinni kafirini yaktın, dedi.

 

Hadis imamlarının naklettikleri meşhur bir hadise göre: halid bin velid uzza putunu imha ederken putun içinden siyah kadın şeklinde bir cin çıktı. Hz halid bir kılıç darbesi ile cini iki parçaya böldü. Allah rasulü bu olay için “uzza putu içinde ona ibadet ediliyordu. Bir daha ona ibadet edilmez” diye açıklamada bulunmuştur. (kütübü sitte-prf dr İbrahim canan) Heyecan yapmayın putlar ve şeytanlar arasındaki münasebeti ilerleyen bölümlerde açıklayacağız.

Yine hem müslüman ülkelerde hem dünyanın başka ülkelerinde bir çok kişi karabasan ve gölge varlıklar olayına şahit olmuştur. Gölge şeklinde karanlık varlıkları gözleriyle görmüş ve fiziksel etkisi altında kalmıştır. Bu gölge varlıklarda cinlerin şekil değiştirebilir olduklarını gösterir. Günahlardan uzak durulduğunda ve gereken koruma duaları okunduğunda bu varlıkların gitmesi bu varlıkların cin olduklarını gösterir. 

Zekeriyyâ bin Muhammed el-Kazvînî nin yazdığı Acaibu’l-Mahlukat ve Garaibu’l-Mevcudat (Tuhaf Yaratıklar ve Acayip Varlıklar) adlı kitabında ve  (Kitab_al-Bulhan) da cinlerin birçok farklı türü tasvir edilmiş. Cinlerin reptilian ve griler şeklinde 2 türü olduğunu bildiğimizden dolayı bu diğer cin çeşitlerinin cinlerin kılık değiştirmiş halleri olduğunu anlıyoruz.

bu eserlerin bazılarındaki çizimlerin melek oldukları belirtilmiştir, fakat meleklerin peygamberler dışında insanlara görünmesi mümkün değildir. biz meleğiz ya da düşmüş melekleriz diye insanlara görünüp kandırmaya çalışanlarda cinlerdir. bunun diğer delillerinide ileride göstereceğiz. 

 

Hem cinler hemde uzaylılar öldüklerinde yok olup kükürte dönüşüyor

Hem cinler hem de uzaylılar elimize hiçbir zaman kanlı canlı ya da bariz bir ceset olarak geçmemiştir. Onları büyüsel metodlar hariç hiç kimse yakalamış ve hapsetmişte değildir Çünkü bizim boyutumuza biyolojik olarak geçseler bile öldüklerinde kükürte dönüşüp yok olmaktadırlar. Bu durum hem cinlerin hem de uzaylıların aynı varlıklar olduklarını göstermekle birlikte başka boyutlardan (atomaltı parçalardan) olduklarını da kanıtlamaktadır.

Biraz önce imam gazalinin anlattığı olayda bu konuya örnek teşkil etmektedir; ateşten yaratık öldüğünde ardından sadece siyah küller bırakmıştır. 

sahabei kiram dan mücahid in nakl ettiğine göre; hz. mücahit namaza kalktığında ibni abbas kılığında görünen bir cin olduğunu ve bu cini tekrar gördüğünde bıçakla yere serdiğini cesedinin yere düşüş sesini bile duyduğunu ama cesedin ortadan kaybolduğunu anlatır. (imam şibli cinlerin esrarı s.177)

büyü ritüellerinde bedenleşerek insan şeklinde gelen varlıkların üzerindeki takılar istenmiş. Bu varlıkların üzerlerindeki maddeleşen takılardan eşyalardan örnekler aldığında bu eşyalar bir süre sonra şeklini kaybederek yok olmuşlardır. (Kaynak: eren sarı-cinlerin esrarı) 

14 nisan 1561 almanya nürnberg de bir çok görgü şahidinin anlattığına göre uzayda uçan cisimler birbirlerine ateş ederek savaşmış, vurulup düşenler yerde buharlaşarak kaybolmuş, hans glaser adlı ressam bunun çizimini yapmıştır. (Kaynak: History channel belgesel- ANTİK UZAYLILAR-1.Bölüm- https://en.wikipedia.org/wiki/1561_celestial_phenomenon_over_Nuremberg)

hem uzaylılar hem cinler öldüklerinde ve bizim boyutumuza geçtikleri yerde kükürt kokusu salgılamaktadırlar. 

 insanlara farklı şekillerde görünen farklı yörelerdeki efsaneleşmiş yaratıkların ortak özelliği hepsinin kükürt kokusu bırakmalarıdır. örneğin; ufologların beyanına göre ufo ve uzaylıların kükürt kokusu bıraktığı bilindiği gibi, bir çok kişi tarafından görüldüğü iddia edilen Chupacabra adlı gizemli yaratığın  güçlü bir kükürt kokusu yaydığı ettiği iddia ediliyor.

görgü şahitleri Kükürt kokusuna; UFO görülen yerlerde, uzaylıların ve perili evlerin olduğu yerlerde rastlamışlardır. hayalet filmlerinde de (diğer adı sülfür olan) kükürt kokusu vurgulanmaktadır. bizim cinleri iyi tanıyan hocalarımızda cinlerin öldüklerinde kükürt kokusu oluştuğunu belirtmişlerdir. 

https://www.youtube.com/watch?v=acf_TJSnmFI > videoda metafizik uzmanı Halit Çöğürcü cin seanslarındaki cinlerin ölümünden sonra oluşan kükürt kokusundan bahsediyor.

 

Hem baş uzaylılar hem de baş şeytanların tek gözü kördür

Yine bir benzerlikte antik dönemde tanrı diye adlandırılmış olan uzaylıların lideri ile semavi dinlerdeki şeytanın tek gözünün kör olmasıdır. 

 İlerleyen bölümlerde çok tanrılı dinlerdeki tanrıların aslında şeytanlar yani uzaylılar olduğunu ispatlayacağız. Konu ile alakalı önemli bir benzerlikte pagan dinlerdeki baştanrılar ile semavi dinlerdeki baş şeytanın tek gözünün kör olmasıdır.

Hz ibrahim in baş şeytanın gözünü attığı taş ile kör ettiği kıssayı hepimiz biliyoruz. Aynı şekilde İskandinav baş tanrısı odin: tek gözü kör bir ihtiyar olarak tasvir edilir. Yine mısır baş tanrılarından horusta tek gözlüdür.

Bu tanrıların mitolojilerde çeşitli bahaneler ile bir gözlerinin kör olduğu anlatılır. Fakat İslam inancında ise baş şeytan hz ibrahime musallat olmaya çalışırken atılan taş yüzünden bir gözü kör olmuştur. Kıssalarda ve hadisi şeriflerde bu şekilde anlatılır. Şeytan taşlama İslam da bu olay yüzünden yer almıştır. Geleneklerimizde de kör şeytan deyimi meşhurdur.

Hem cinler hemde uzaylılar uzayda da yaşayabilmektedir

 

Uzaylıların zaten uzayda yaşadığı bilinmektedir. Ama ne hikmetse dünya dada hiçbir cihaza (oksijen tüpü gibi vs.) ihtiyaç duymadan gezdikleri görülmektedir Aynı şekilde cinler de uzayda hızlı hareket ettiklerinden gezebilmekte ve yaşayabilmektedir. 

 

Bir hadisi şerife göre: cinlerin hz. peygambere “bizler uzaydayız sizin mescidinizde nasıl namaz kılarız” sorusuna karşılık cin suresi 18. ayet nazil olmuştur. (süfyan es sevri, ismail el beceli tariki ile said bin zübeyirden nakletmiştir -imam şibli-1367-ferşat yayınları s.97)

 

fakat nedense uzayda o kadar gezilmesine bir çok gezegen görüntülenmesine rağmen yıllardır başka gezegenlerde yaşayan gözle görülür bir akıllı toplum bulunamamıştır.

 

asrın en büyük bilim adamılarından nicola tesla; aslen radyonun ilk mucididir ve radyo aracılığıyla kendi iddiasına göre Tesla  Mars’taki uzaylılarla iletişim kurmuştur. Ama bugün biliyoruz ki Mars’ta gözle görünür bir şekilde uzaylılar yaşamamaktadır. teslanın ufo yapımı üzerinde çalıştığı notunu da burada ekleyelim.

 

Aynı şekilde büyük islam alimlerinden muhyiddin arabi ve onun gibi birçokları, o dönemlerde de bilinen mars gibi gezegenlerde cinlerin yaşadıklarını hatta aralarında müslümanlarında olduklarını yazmıştı. muhyiddin arabi eserinde marsa gittiğini ve oradan selam yazısı yazdığını belirtmişti. bu yazı bulunmuş ve medyaya yansımıştı. koordinatlarla yeri sabit olan bu yazı nasa sansür uygulamadıysa hala durmaktadır.

Futuhat-ı Mekkiye 1.Cilt, Bölüm 8’de Muhiddin Arabi tayyı mekan ile gezdiği yerdeki bu işareti şöyle anlatıyor: “İnsanoğlu bir gün gelecek uzayda seyahat edecektir. Merih’e uğradıklarında benim onlara bırakmış olduğum bazı iz ve işaretleri göreceklerdir.” demiştir.

Google Earth’da Mars koordinatları ise şöyle:

85’47 37 91 G 3 25 07 10 D 

85’43.53.35 G 2 47.56.46.D 

85’43 09.66 G 2 38.40.67 D

 

bu arada yeri gelmişken belirtelim ünlü fransız astrolog nostradamus un (michel de nostre dame) bütün kehanetlerini kendinden önce yaşamış muhyiddin bin arabi den aldığı bugünkü araştırmacılar tarafından anlaşılmıştır. (kaynak: aytunç altundal ,yoksul tanrı tyanalı apollonius, alfa yayınları.istanbul 2005)

 

Aynı şekilde uzaylılarla iletişime geçtiğini iddia edenlerin beyanlarında ve ufologların yazdığı kitaplarda uzaylıların yaşadığı söylenen bir çok gezegen bugün gözlemlendiğinde görünür bir canlı formu olmadığı anlaşılmıştır. örneğin japon first laydisi Miyuki Hatoyama bile uzaylılar tarafından venüse kaçırıldığını iddia emişti ama venüste bilinçli bir yaşam formu bulunamadı. tüm bu olayların tek açıklaması bu canlıların 4. boyutta yaşayan cinler olduğudur.

 

Mantık yürütecek olursak; aynı tipte ve özellikte uzaylıların binlerce yıldır dünyanın her yerinde göründüğü insanlarca anlatılmış hatta tabletlere hiyerogliflere bile yazılmıştır ama bu varlıkları bugün kimse ne gözle görünür şekilde yakalamış ne de cesedi bulunmuştur.  Çünkü bu yaratıklar bizim boyutumuzun değil 4.boyutun canlılarıdır. 

 

Hem cinler hem de uzaylılarla büyü ile iletişim kurulabilir

 

Bir diğer benzerlikte diğer boyutta yaşayan hem cinler hem de uzaylılarla büyü yoluyla iletişim kurulabilmesi ve büyü yoluyla bizim boyutumuza geçebilmeleridir. 

 

satanizmin kurucularından Allesteir crovley büyü ile uzaylıları çağırmış ve yanına gri bir uzaylı gelmiştir. Crovley gelen uzaylıyı resimdeki şekilde (yani aynı bizim bildiğimiz gri uzaylı şeklinde) tasvir etmiş ve çizdirmiştir.

Ejderhaları çağırmak üzere çeşitli majikal ritüeller de kültürlerde mevcuttur. Ra-sheeba mısır kökenli bir enerji çeşididir, yani büyüdür ve bütün büyüler gibi sırf sembollerle çalışmaktadır. Ra-sheeba antik mısırda Firavun Akhneton zamanında gelmiştir. Ra-sheeba öğretileri ile ejderhalarla iletişime geçilebilir. bilge ejderlerden ders alınır.

büyü kitaplarında grilere ve reptilianlara benzeyen çizimler olmakla birlikte çok çeşitli ve acayip varlıkların resimleride mevcuttur. bu kadar çok farklı türde varlığın büyü kitaplarında bulunmasının nedeni; büyü vasıtasıyla iletişime geçilen cinlerin sihirbaz olması ve istediği kılığa girebiliyor olmasıdır. bu nedenle insanlarıda sevmedikleri için hep korkunç kılıklara bürünmüşlerdir. 

necronomikan -ölüler kitabı adlı büyü kıtabında onu bir yahudinin evinde bulan rahipin çevirilerine göre insanların uzaydan, yıldızlardan geldiği ve uzaylılarla iletişime; geçme onlardan bilgi alma yöntemleri vs. yazmaktadır. 

bilindiği gibi büyüde görünmez bir etki oluşmakta ve insanları etkilemektedir. mantık yürüttüğümüzde bu görünmez etki cinlerden başka birşey olamaz. büyünün varlığına geçmişten günümüze bütün toplumlarda inanılmakta ve büyü bütün toplumlarda uygulanmaktadır. tarihi devirlerdeki büyü ve büyücüler ile ilgili ilerleyen bölümlerde anlatım yapacağız, Yine antik dönemdeki uzaylıları ve antik dönemdeki uygarlıklarda büyünün bir yaşam biçimi olduğunu ilerleyen bölümlerde açıklayacağız. şimdi büyünün cinler ve uzaylılarla görüşmek için bir iletişim aracı olduğu ile alakalı delilleri sunalım.

Kuran ayetleri ve hadislerde büyü yoluyla şeytanlar ile yani kafir cinler ile iletişim kurulduğu açıkça belirtilmiştir. Daha fazla bilgiye büyü bölümünde ayrıntılı şekilde değineceğiz.

Bir hadisi şerifte çirkin bir insan kılığında efendimiz ve sahabelerin yanına gelen şeytana peygamberimiz bir çok soru sormuştur. “senin elçilerin kimlerdir”  sorusuna şeytan- “sihirbazlardır” şeklinde yanıt vermiştir. (Seceret-ül kevn- muhiddin i arabi -İbni abbas ra den naklen Muaz bin Cebel rivayet ediyor)  

büyük islam alimlerinden İbn Haldun büyünün yapımında cinlerin rol oynadığını açıkça belirtmişlerdir; “Sihri yaparken ve sihri çözerken, (büyücü) üfürmesine ortak ettiği cinden söz alır, ona and içirir.”  (İbn Haldun, age, s.8)

 (https://www.youtube.com/watch?v=sqAvLugJZFg) >>> Bu videoda metafizik uzmanı Salih Memişoğlu büyü ile cinlerin bağlantılı olduğunu ve yaptığımız bazı kötü işlerin büyü gibi etkileri olduğunu anlatıyor.

 

Hem uzaylılar hem de cinler Büyü vasıtasıyla insanlara yardım eder, bilgi ve teknoloji verirler

 

İnsanlar büyü vasıtası ile cinlerden yardım ister. Bu yardım her türlü olabilir. büyü konusunu araştırdığınızda hemen her şeyin büyüsünün olduğunu görürsünüz. Uzaylılardan büyü ile yardım istendiği gibi cinlerden de büyü ile yardım istenmektedir.

kitabul hetaif in yazarı der ki; cinlerle münasebette olan birisi cine sıtmanın ilacını biliyor musun diye sorar, cin ona sıtma hastalığına neyin iyi geleceğini söyler ve bu kişi iyileşir. (En Nadr b. Amr El Harisi den naklediyor- imam şibli cinlerin esrarı s.131)

amerikan yerlilerinden; çeroki, çikkasaw ve çoktaw kabileleri sint holo adlı boynuzlu bir yılanın varlığına inanırlar. Bu yılan görünmez olmasına rağmen insanları ruhsal olarak etkiler. Denizin altında bir mağarada yaşar, kaynağı olmayan bir iddiaya göre çerokilerin alfabesi sint holo tarafından geliştirilmiştir.  

cinlerin büyü vasıtasıyla geçmişte birçok defa insanlara bilgi ve teknoloji verdiğini, bugünde uzaylı kılığında teknoloji verdiklerini ve bu teknoloji ile avrupanın bir anda bilimde gelişip (özellikle büyü ile ilgilenen nazi bilim adamlarının da sayesinde) bugün ufoların semalarda uçtuğunu ilerleyen bölümlerde anlatacağız. Ayrıca daha ilerleyen bölümlerde illüminati tarafından yapılan küresel büyüleri ve bu büyüler sayesinde deccalin gelmesini hızlandırmaya çalıştıklarını anlatacağız.

cinler ve uzaylıların aynı olduğunun bir delili de ikisininde insan kadınlarına cinsel arzu duymasıdır;

Kulağa şaşırtıcı gelse de cinlerin biyolojik bir bedenleri vardır, bu biyolojik beden konusu ilgili hocalar tarafından ihtilaflı bir konu olsa da biz araştırmalarımız neticesinde böyle bir ihtimalin daha yüksek olduğunu saptadık. (insan bedenini oluşturan atomların içinin tamamen boşluktan ve ışıktan ibaret olduğunu, maddelerin yanılsamadan ibaret olduğunu, cinlerinde atom şeklinde olmayan atomaltı parçalardan oluştuğu için gözle görülemez olduklarını ama bizim boyutumuza geçtiklerinde atomsal bir duruma bürünebildikleri ile bir kısım delilleri metafizik ile ilgili olan 2. Bölümde göstermiştik)  Ve Yine Kulağa şaşırtıcı gelsede Biyolojik bedene sahip cinler insan kadınlarına cinsel yakınlık kurmak isterler. Bu olayın tüm dünyada birçok delili vardır. Kaçırılma ile ilgili belgesellerde bilhassa kadınların kaçırılması vurgulanmıştır nadirende olsa erkeklerde kaçırılabilmektedir. İşte uzaylıların en çok kadınları kaçırmasının, cinlerin en çok kadınlara musallat olmasınn nedeni ikisininde aynı olmasındandır. 

 

*kehf 50- Ne var ki İblis eğilmemişti. O cinlerden idi. Rabbinin emrinin dışına çıktı. Ey Âdem’in evlatları! Onlar size düşman oldukları halde, siz kalkıp Benden ayrı olarak onu ve onun evlatlarını mı dost ediniyorsunuz? Bu Ayette iblisinde ürediği ve soyunun olduğu açıkça bildirilmektedir.

 

*rahman suresi-56 O cennetlerde gözleri eşlerinden başkasını görmeyen, tatlı bakışlı öyle güzeller vardır ki, daha önce cin ve insanlardan hiç kimse kendilerine dokunmamıştır.  Bu ayette kanamak yani bekarlığın bozulması manasına gelen “tams” kelimesi kullanılmaktadır. burada cinlerin bu ayetten cinlerin insan kadınlarıyla cinsel ilişkiye girebildikleri açıkça anlaşılmaktadır.

 

Tarih boyunca İslam alimleri cinlerin insanlarla evlenebilir mi konusunu hiç tartışmamışlar, cinlerle insanların evlenmeleri caiz mi bu konuyu araştırmışlardır.

imam şiblinin kitabında cinlerin insan kızlarına cinsel saldırıları ve evlilik teklifleri ile alakalı bir çok rivayet vardır, bu kitapta ayrıca insanlarla cinlerin evlenmesi ile ilgili geçmiş devirlerde verilmiş fetvalarda bulunmaktadır. 

Cinler aynı insanlar gibi insan kadınlarına şehvet duyabilmektedir. Bunun bir çok delilleri mevcuttur; Dünyanın her yerinde cinlerle veya uzaylılarla evlenen veya cinsel ilişki yaşadığını belirten bir çok insan vardır. 

bugün bile doğu ve güneydoğu bölgemizde yılanların genç kızları büyüleyip kaçırdığı ve yer altı mağaralarına götürdüğü anlatılır.

Yine bilindiği gibi kadınlar daha çok musallat olaylarına ve psikolojik rahatsızlıklara maruz kalmaktadırlar. Yine kadınlar uzaylılar tarafından daha çok kaçırılmaktadır

Avrupa tarihinde ilk zamanlar şeytanlarla ilişkiye giren kadınlara bir yaptırım uygulanmaz iken ilerleyen zamanlarda cadılar ve şeytanla cinsel ilişkiye giren kadınlar cezalandırılmıştır. 1468 de kayıtlara geçen bir olayda kadın şeytanın cinsel organının buz gibi soğuk olduğunu belirtiyor. 13. Yy dan kalma belgelerde şeytanların kadın kılığına girip erkeklerden sperm de aldıkları yazılı. 1698 yılından kalma bir mahkeme raporunda ölmüş kocasının geri dönerek kendisini hamile bıraktığını belirten bir kadına ait. Benzer tarihi raporlara pek çok farklı kültürde rastlamak mümkün. Bir çok kişi cinlerden çocuğu olduğunu belirtiyor, aynı şekilde kaçırılan insanlarda uzaylılardan hamile kaldıklarını ve uzaylılardan eşleri olduğunu belirtiyor. (Kaynak: farah yurdözü-Reptilianlar ve griler)

Cinlerin kadınlara musallat olabilmesi ya da herhangi bir etkide bulunabilmesi için hatun kişinin herhangi bir sebeple manyetik açık vermesi lazımdır. Ancak bu manyetik açığı kullanarak cinler musallat olabilir. manyetik açık oluşması için; büyü yapılması ya da büyük günahlar işlenerek negatif beyin kimyasalları sonucu çakralarda manyetik açık oluşması lazımdır. 

İlerleyen bölümlerde antik uygarlıklarda uzaylıların insan kadınlarına şehvet duyduğu evlendiği melez kralların olduğu ile alakalı tarihi kayıtlarıda göstereceğiz.

 

https://www.youtube.com/watch?v=JDls7lYBOo8>>>Alien Abduction Cases (Documentary)>>>bu belgeselde uzaylılarca kaçırılmış bir çok insan gösterilmektedir.

LOVE AND SAUCERS by Brad Abrahams – TRAILER >>> bu filmde uzaylılar ile cinsel ilişkiye giren bir adamın gerçek hikayesi anlatılmıştır.

https://www.youtube.com/watch?v=g-cgOmRf89A&list=WL&index=20 >>  Zaman Yolcusu 15. Bölüm >> Bu programda metafizik uzmanı Volkan Kemal Ergenekon cinlerle evlendiğini bildiği bir çok insanı anlatmaktadır. 

 

Hem uzaylılar hemde cinler tarafından kaçırılanlar mühürlenmektedir

Yine her kültürde kendilerini cinlerin veya uzaylıların kaçırdığı insanlar aynı şekilde bilinmeyen bir maddeyle bilinmeyen şekilde mühürlenmiş ve Yine bu insanların bir çoğunun vücudunda bilinmeyen maddelerden yapılmış çipler bulunmuştur. Farklı ülkelerden Bir çok kadın, cinlerle veya uzaylılarla uykusunda kaçırılıp tecavüze uğradığını, bunun fiziksel etkilerinin ve izlerinin uyandığında hissettiğini vücudunda kızarıklıklar gördüğünü belirtmişler, bu konu hakkında doktorlara psikologlara din adamlarına başvurmuşlardır. 

eylül 1986 da nature dergisinde oxford üniversitesi profesörleri tarafından ele alınan bir makalede hamile bir bayanın genital sıvısında tanımlanamayan mikroçipler bulunduğu anlatılmıştır. ameliyat olmamasına rağmen vücudunun içinde mikroçip bulunan birçok insan gerek kendileri hastanelere gelmeleri sonucu gerek hastanelerde tesadüf eseri bu mikroçipler doktorlar tarafından tespit edilmiştir. bu insanların bir çoğu uzaylılar tarafından kaçırıldıklarını belirtmişler aynı senaryoları anlatmışlardır.

kanser tedavisi meme kanseri tedavisi raporlu sonuç bioenerji uzmanı önder özcan >>> bu videoda uzaylı ve ifrit mühürlenmesi aynı olduğu ve tüm dünyada mühürlenen insanlar gösterilmiştir. 

UFO & Aliens ; the Physical Evidence >>>Bu videoda insanlar üzerinde çıkan uzaylı çipleri gösterilmiştir 

CİNLER VE UZAYLILAR TARAFINDAN MÜHÜRLENEN İNSANLAR KURSAD BERKKAN – FARAH YURDÖZÜ >>> bu videoda mühürlenen insanlar gösterilmiştir.

Evidence of Alien Implants >>> Bu History channel belgeselinde insanlarda bulunan dünya dışı mikroçipler ve bu sebeple yapılan UFO kongresi gösterilmiştir.

Bulunan insan olmayan zeki varlık cesetleri melezlere aittir 

Cinler biyolojik olarak bizim boyuta geçip insanlarla cinsel ilişki kurabiliyorlar. bu ilişkilerden melez canlılar doğduğu iddia edilmekte ve bulunan dünya dışı zeki canlılar bu tezi doğrulamaktadır. bu melezlerde uzmanların anlattığına göre iki çeşittir; 3. boyutta mutant şeklinde olanlar ve 4. boyutta hemen hemen cinlerle aynı özellikte olanlar. 3. boyutta mutant şeklinde olanların ise bir çok somut delili mevcuttur.

sultan abdülhamit döneminde istanbulda olan depremden sonra dikilitaş çevresinde yeraltı koridorları açılmıştır. çocuklar orada gezerken kırık bir lahit bulurlar, abdülhamit özel bilim adamları çağırır, lahitin içinden, yarı yılan yarı insan bir mumya çıkar, resimli gazete de bu yaratığın resimleri yayınlanır fakat bugün o gazetenin sadece o sayısı kayıptır, gizli bir cemiyet tarafından toplatılmıştır.

1928 de peruda bulunan toplu mezarda uzun kafatasları bulunmuştur, bugün yapılan genetik araştırmalar sonucu bu kafataslarının dünyadaki hiçbir insan ırkına yada maymuna ait olmadığı tespit edilmiştir

 mısırda iki bedevinin yeraltında şans eseri bulduğu bir mezarlıktan dolayı mısır rusyadan yardım istemiştir. kgb de olayı 1961 yılında proje isis adıyla incelemiştir. mezarın adı “ziyaretçi tanrı” dır. orada bulunan birden fazla mumyanın insan özelliği ve dna sı taşımadığı arşivde belirtilerek ruslar tarafından el konulmuştur. bulunan yazıtlarda kanatlı tanrıların binlerce yıl sonra tekrar gelip insanlardan kendilerine itaat etmelerini isteyeceklerini isyan eden insanları ise öldürecekleri yazmaktadır. 

Yine çeşitli bölgelerde (özellikle en çok kötülüğün işlendiği Meksika tarzı bölgelerde) yeni ölmüş vaziyette bulunan; insan dna sına sahip olmadığı halde zeka sahibi olma özellikleriyle bilim adamlarını şaşırtan cesetler, (insan cin çiftleşmesinden doğmuş melez yaratıklardır, cinler bizim boyutumuza biyolojik olarak geçebilse dahi bizim boyutumuzda öldükten sonra ateşten müteşekkil cesetleri kükürte dönüşüp yok olur) bizim boyutumuzda öldükten sonra cesedi kalanlar melezlerdir. Cinlerin farklı şekillerde olmasından dolayı bu cesetler farklı şekillerde olabilir. fakat genel özellikleri aynıdır. (doğan canlılar kısmen mutant oldukları için değişik şekillerde olmaktadır)

 

Hem cinler hem uzaylılar çok uzun seneler yaşamaktadır.

antik dönem yazıtlarında dünyalı olmayan gökten inen kralların binlerce yıl yaşadığını ilerde göreceğiz.

uzaylılarla bağlantıya geçenler uzaylıların çok uzun seneler 1000-2000 yıl kadar yaşadığını belirtirler.

aynı şekilde cinlerle iletişim halinde olan bütün medyumlar ve hocalar cinlerin 1000-2000 yıl kadar yaşadığını söylemektedirler. 

“cinlerin 1000 ila 1500 seneye kadar yaşayabilecekleri söylenmektedir.” (İmam Şibli, Cinlerin Esrarı, s. 32.)

aynı şekilde ileride değineceğimiz reankarnasyon olayları da cinlerin bu kadar uzun süre yaşamalarıyla bağlantılıdır. çok eskiden yaşamış bir kişinin hayatını ayrıntılarıyla bilen bir şeytan bugün yaşayan birine musallat olup o eskiden yaşamış kişinin bilgilerini verir ve o olduğu söyler. 

hem cinler hem de uzaylılar genel olarak insanları sevmezler, insan ırkının kötülüğünü ve kendilerine itaat etmelerini isterler 

Şeytan şeytan olması hasebiyle insan ırkından nefret etmekte 3 semavi dinde de anlatıldığı üzere insanları yoldan çıkarmak hem dünyada hem ahrette hüsrana uğratmak için çalışmaktadır. 

Astral seyahat hocaları astral seyahat yapacak öğrencileri şu şekilde uyarır: sakın 4. Boyutta iken karşınıza çıkan yaratıklardan korkmayın yoksa size korktuğunuz şekilde görünür ve yaklaşırlar. bir çok medyum 4.boyutun düşük seviyeli varlıklarının insanlara karşı saldırgan bir tutum içerisinde olduğunu belirtiyor. Bunun böyle olmasının nedeni kafir cinlerin insan ırkını sevmemesinden ve şeytana hizmet etmesinden dolayıdır. Çünkü insan yaratıldıktan sonra cin ırkının pabuçları dama atılmış ve 4. Boyuta sürülmüşlerdir, insan yüzünden kendilerini 2. Sınıf varlık gibi hissetmektedirler. Duygularını da insanlara oranla daha yoğun yaşadıklarından intikam hisleri ile hareket ederek insanlarla uğraşmakta, ister istemez bir çoğu şeytana hizmet etmektedirler.

Enam 128- Gün gelecek, Allah onların hepsini huzurunda toplayıp: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu yoldan çıkardınız ha! ” diyecek…

Araf-12 – Allah buyurdu: “Söyle bakayım, Sana emrettiğim halde, secde etmene mani nedir? ” İblis: “Ben ondan daha üstünüm; çünkü Sen beni ateşten, onu ise bir çamur parçasından yarattın. ”

Mesela Büyü olayı zaten başlıbaşına şeytanın insanlara karşı kullandığı bir kötülük aracıdır, çünkü büyü yapılan kişi korunmazsa kötülüğe maruz kalacağı gibi büyüyü yapan kişide tüm çakralarını şeytanlara açık hale getirdiği için şeytanların esiri olmakta ve yaşamlarıda ölümleride şeytanların elinden hep feci şekilde olmaktadır.

Bir durugörü Medyum olan courtney brown “kozmik yolculuk” adlı kitabında durugörünün Dünya dışı varlıklarla irtibat kurma amacıyla da kullanıldığını açıkladı. cıa, nsa ve benzeri kurumlar durugörü medyumlarını sadece dünya değil dünya dışındakiler için de kullandılar. brown gri uzaylıların Kolektif bilinci ile irtibata geçmek üzere yönlendirildi, kısa sürede kendisini bir grup gri uzaylıların yanında buldu, ancak nereye geldiğini bilmiyordu, metafizik gücün kaynağını ilerlerken ortamın giderek daha da gerginleştiğini bir Tür askeri kontrol mekanizmasının devreye girdiğini gördü, daha da Derine inince karşısında Tüm bu dengeyi yöneten bir üst varlık çıktı. Bu üst varlık hakkında bilgi edinmeyi başardı Bu gerçekten çok güçlü biri varlıktı Ancak Son derecede karanlık bir yapıya sahipti.

 

Amerika kıtasında reptilianlar hakkında anlatılanlara göre; ejderhalar insanlara yalanlar söyleyerek onları etkileri altına almak isterler. Konuşmalarında karşı konması çok zor bir ses tonu kullanırlar. Bu ses tonuna dayanıp etkilenmeyenlerin dikkat ettiği nokta ise; ejderhaların bol bol yalan söylediğini bilmeleridir. Amerika kıtasındaki insanların inancına göre sürekli reptilianların takip ettiği, onların kontrol ettiği insanlar vardır. Bu insanlar; bencil, kendini düşünen duygusuz, maddeci, aşırı para düşkünü, egoist insanlardır.

Yine uzaylılar tarafından kaçırılan tüm herkes aynı şeyleri anlatmıştır; uzaylılar tarafından insanlar üzerinde gizli bölgelerde deneyler yapıldığı, ölmüş insan ve organ parçalarının görüldüğü, insanların esir tutulup işkence yapıldığı anlatılmıştır.

kadınlardan sonra cinlerin en çok kaçırdığı grup çocuklardır, şimdi bahsedeceğimiz üzere kadınlar gibi çocuklarda çokça kaçırılma vakaları yaşamış ve mühürlenmişlerdir.

Hz Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur:Güneş battığında çocuklarınızı  dışarı çıkmaktan alıkoyunuz. Çünkü bu şeytanların yeryüzüne yayıldığı vakittir. (İbnu abbas (ra)  dan rivayetle -Buhari, eşribe,22 –Camiussagir,1:407, Hadis no:767) benzer rivayetlerde gece çöktüğünde cinlerin çocukları kapıp kaçırdığıda söylenmiştir. 

-apaçilerin meşhur ve büyük şefi Geronimo da ejderha ve yılan görünümlü bir ırkın insan çocuklarını yediğini söylemişti. Apaçi kabilesinin ismi ejderhayı öldürmeyi başaran apache adlı bir çocuktan yola çıkılarak verilmişti.  

Yine ilerleyen bölümlerde büyü konusunu işlerken antik dönemde ve ortaçağda büyücülerin çocuk kurban ettiklerine dair avrupa kıtasındaki mahkeme kayıtlarını göstereceğiz. Daha ilerleyen bölümlerde deccalin çocuk kurbanlarına da değineceğiz.

 

aynı durum bizim inancımızda da vardır. Cinler insan çocuklarıyla uğraşmayı çok severler. Cinler gerek uzaylı kılığında deney yapmak için gerek büyüyünce kullanmak için çocukları kaçırmaktadırlar. Her yıl dünya genelinde birçok çocuk kaybolmaktadır. Bunun bir kısmının organ yada insan mafyasının yaptığı düşünülse bile emniyet güçlerinin bu konuda somut delilleri yoktur.

 

Hem musallat olan cinler hem de uzaylılar aynı yöntemle kovulmaktadır

 

İnsanların kötülüğünü isteyen şeytanlar çeşitli yollarla insanlara musallat olur ve bu sayede kendilerine fayda sağlarlar. Şöyle ki; insanların kötü duruma düşmelerinden ya da insanların kendilerine itaat etmesinden ve insanları parmaklarında oynatmaktan hoşnut olurlar, bunun yanında insanların ürettiği negatif düşünceler şeytanların besin kaynağıdır. Düşüncenin kuantum teorisine göre 4.boyuttaki atomaltı parçalara tesir ettiğini 2.bölümde anlatmıştık. Büyünün mantığı da zaten budur. bir insanda düşünce ve ruh yapısında manyetik yaralar varsa cinlerin etkisine maruz kalmaktadır. kuantum teorisine dayanan büyü ile oluşturulan negatif enerjiler, büyü yapan ve yapılan kişiye tesir etmektedir. Bu negatif beyin kimyasalları sonucunda oluşabilen tesirlerde insanlarda daha çok psikolojik rahatsızlık şeklinde zuhur etmektedir. Şeytanlar psikolojik rahatsızlıklara bayılırlar çünkü psikolojik rahatsızlığı olan insanlar devamlı surette kötü duygu ve düşünceler ile negatif enerjiler üretmektedir. Yani bu tarz insanlar şeytanların sürekli ekip biçtikleri beslendikler tarla gibidir. Her insanın psikolojik hasta olmamasının nedeni ise kimilerinin zaten sürekli kendi isteğiyle günah işleyip şeytanları beslemeleri kimilerinin de iyilikleri sonucu şeytanların yanına yaklaşamadığı insanlardır. Psikolojik hastalar genelde iyi ile kötü arasında kalmış insanlardır. Cinlerin sebep olduğu psikolojik hastalıkları ve nedenlerini ilerleyen bölümlerde ayrıntılı şekilde açıklayacağız.

Psikiyatristler; medyumların şizofren olduğunu belirtmektedir. Psikiyatristlere göre medyumlarda temporal lob epilepsisi vardır, bu hastalığa göre; beynin röntgen görüntüsü değişir ve beynin içinde ikinci bir ego oluşarak diğer egoyla iletişime geçer. Medyumlar ise bu ikinci egonun cin olduğunu söylemektedir.

Şizofreni hastalığı; cinlerin Kendi 4. boyutlarındayken Bizim boyutumuza ruhsal bir enerji şeklinde tesir ederek insan zihnine yerleşmesi yüzündendir. İletişim yeteneği olan medyumların zihninde bu şekilde yer edinerek onlarla iletişim kuran cinler, manyetik açıklığı olupta iletişime geçmek istemeyen insanların zihnini kontrol altına almaya çalışarak psikolojik rahatsızlıklara sebebiyet verirler. Buna dünya genelinde musallat denir ve tüm dünyadaki Bedenin içine şeytan girmesi fenomeni bundan dolayıdır. Zaten geçmiş tüm kültürler ve inançlarda cinlerin başta psikolojik hastalıklar olmak üzere bir çok hastalığa sebep oldukları inancı vardır. Bu tarz psikolojik rahatsızlıkların bir çoğuna tıpta kesin bir çare bulunamamasının sebebinin bir türlü tespit edilememesinin nedeni budur. 

hatırlayın; daha önce uzaylılar ve cinlerin kaçırdığı insanların aynı muameleye maruz kaldığını aynı şekillerde mühürlendiklerini belirtmiştik. hem cinler hem de uzaylılar tarafından musallata uğradığını iddia eden insanlar aynı musallat tedavisi yöntemiyle iyileşmektedirler.

 

Psikologların şifa veremediği ama medyumların şifa verdiği bir çok hasta ve hastalık vardır. tüm dünyada binlerce insan psikolojik rahatsızlıklarından dolayı din bilginlerine gitmektedir. Din adamlarının cinleri etkisiz hale getirmesi sonucu bu insanlar rahata kavuşabilmektedir.

Peki cinlerin insanlarla iletişim yöntemi olan büyü olayı nedir, büyü ile neler yapılabilir ve yapılabileceklerin sınırları nelerdir. büyünün tarihi nedir ve varlığı hakkında somut deliller nelerdir. Kısacası büyü hakkında merak ettikleriniz ve bilmeniz gereken tüm bilgiler için büyü bölümümüze bakınız.

KAYNAKLAR

http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/sembol/s23.htm

https://anarkia333data.center/livre/parks-interview-et-forum

*https://www.facebook.com/notes/%C5%9Famil-erkan/tarihte-ve-mitolojide-y%C4%B1lan-tanr%C4%B1lar/10150724680411406

*http://www.uzaydahayatvarmi.com/

*www.spaceexplorer.tv/

*http://unexplained.co

* livingselfsufficient . kanalında uzaylılarla ilgili geniş arşiv var

* fire in sky- gökteki ateş >>> kaçırılan bir adamın gerçek hikayesi

* http://www.ufoloji.net/ufo-forum/1150/amerika-uzaylilarla-anlasma-yapti-mi

* http://www.zamandayolculuk.com/html-1/nazivrilteknolojisi.htm

*Lobsang Rampa’nın “3. Göz” kitabı

http://www.astrolojidergisi.com/giris_venus.htm

*http://kokler-ve-kanatlar.webnode.fr/products/nibiru-gezegeni-ve-goksel-varl%C4%B1k-annunaki%27ler-/

*http://toplumvetarih.blogcu.com/babil-ve-hitit-astronomi-ve-takvimleri-uzerine/12047932

*http://www.classicalastrologer.com

*https://indigodergisi.com/2013/04/tanrica-serisi-3-tanricanin-sembolleri/

*http://indigodergisi.com/2013/12/guney-amerikadaki-gizli-sehir/

*http://egipto.com/obeliscos/obeliskindexes.html

*https://anarkia333data.center/livre/parks-interview-et-forum

http://gizliilimler.tr.gg/UFO-h-lar-ve-Uzayl%26%23305%3Blar-Asl%26%23305%3Bnda-Cinler-mi-f-.htm

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/haziran/haziran3.asp

http://www.dunyavegercekler.com/haber/836-ufosemboller-ve-cinler.html

http://www.hayatinanlaminedir.com/uzaylilar-tanri-olabilirmi/cinler-ve-uzaylilar-aynidir/

1) Tefsîr-i Mazharî; cild-3, sh. 289, 435

2) Ebüssu’ûd Tefsîri; cild-1, sh. 449, 461, 474

3) Sahîh-i Buhârî muhtasarı; cild-9, sh. 60, 61, cild-2, sh. 402, cild-10, sh. 46

4) Sahîh-i Müslim Tercümesi; cild-9, sh. 691, Kitâb-üs-selâm hadîs:139

5) Râmûz-ül-ehâdis; sh. 20, 200, 278, 348, 376

6) Keşkül Risâlesi

7) Ravdat-üs-Safâ; sh. 72, 73, 74, 75

8) Meâric-ün-nübüvve Birinci kısım, sh. 9, 10, 11, 12 (Altıparmak Peygamberler Târihi)

9) Târihi Taberî; cild-1, sh. 41, 42, 43

10) Âkâm-ül-mercân (Kâdı Bedreddîn-i Şiblî)

11) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; sh. 703

12) Mir’âtı Kâinat

13) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-1, sh. 263, 294, cild-2, sh. 171 cild-3, sh. 227, cild-9, sh. 92, 167, cild-10, sh. 108, 272, 275, cild-13, sh. 194, 271, cild-14, sh. 15

14) Rehber Ansiklopedisi; cild-3, sh. 237

15) Künh-ül Ahbâr (Târih-i Âlî) sh. 268, 272

Diğer bir rivayete göre Resûl-i Ekrem geceleyin bir grup cinle bir arada bulunmuş, onlara Kur’an okumuş, sabah olunca da durumu ashabına anlatıp yaktıkları ateşin kalıntılarını kendilerine göstermiştir (Müsned, VI, 153, 168; Buhârî, “Menâḳıbü’l-enṣâr”, 132, “Ṣalât”, 75, “Eẕân”, 105, “Tefsîr”, 72/1-2, “Tevḥîd”, 7; Müslim, “Zühd”, 60, “Ṣalât”, 149, 150, 260, “Zikr”, 67, “Mesâcid”, 39; Tirmizî, “Tefsîr”, 47). 

https://islamansiklopedisi.org.tr/cin

http://islamilimleri.com/Ktphn/Kitablar/19/006/01pta/6e.htm

 

 

Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top