
Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.
Gri Uzaylı Tanrılar ve Putları
cinlerin uzaylılarla aynı olduğunu 3. ve 4. bölümlerimizde anlatmıştık. örneğin eski bir kitap olan müslüman cinle sohbetler kitabında cinlerin iri kafalı iri gözlü ve kısa boylu oldukları anlatılmıştı.
Gökten inen kralların yani Yılan tanrıların yanında; boyut varlıklarının diğer türü olan gri uzaylı tanrılarında çok tanrılı dinlerde çokça görüldüğünü görürüz. Yılan tanrıların asistanlığını yapan Gri uzaylılarda aynı yılan tanrılar gibi Boyut özelliklerini taşır, istediği kılığa girebilir, uçabilir, insanlara bilgi verir, insanlara tanrılık yapar. Gri uzaylılar, yılanımsı türün yani reptilianların yardımcısı olduğu için çok tanrılı dinlerde yer almıştır. Aynı bugün çokça kaçırılma vakası yaşanan Amerika kıtasında kaçırılan insanların anlattığı gibi. Genellikle kaçırıldıkları yerlerde işleri yapan gri uzaylılar ve onları komuta eden reptilian varlıklar vardır.
Daha önce batan mu kıtasından arta kalan pasifik adalarındaki gri uzaylı heykel ve figürlerini göstermiştik. İşte bu gördüklerinizde mu ve atlantisin antik dönemde kolonisi olan ülkelerdeki gri uzaylı putlarıdır.
Murry Hope, “Atlantis Efsane mi Gerçek mi?” isimli eserinde cinlerin bu kıtalardaki etkisini hesiodos tan şöyle aktarır: “MÖ 8. yüzyılda yaşamış şeytani Yunan felsefesinin temsilcilerinden Yunan şairi Hesiodos, bunların (mu ve atlantiste hüküm süren bu varlıkların) “eski cin kavmi”olduklarından ve helak edildiklerinden söz ederken şu ifadeleri kullanır: “Şimdi yazgı kapandı bu kavmin üzerine, onlar yeryüzünün kutsal cinleri, kötülükleri doğru yola çeviren, ölümlülerin koruyucuları.”
şimdi biraz düşünün; tüm çok tanrılı dinlerde aynı yılan baştanrıların ve aynı gri uzaylıya benzeyen putların olmasının tesadüf olma ihtimali var mı?
Enam-128- Gün gelecek, Allah onların hepsini huzurunda toplayıp: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu yoldan çıkardınız ha!” diyecek. İnsanlardan onlara uymuş olanlar diyecekler ki: “Ey Ulu Rabbimiz! Kimimiz kimimizden faydalandık ve bize tayin ettiğin müddetin sonuna ulaştık.
Mu da Ne Yaşandı [BAŞLIK] ne oldu
Buraya kadar tamam. İnsanlar büyü vasıtasıyla dünyalık menfaatler elde ettikleri boyut varlıklarına tapındılar. İşler ilerleyince büyücü rahipler bu varlıkları tanrı olarak insanlara tanıttı, büyüyü öğrenen diğer insanlar bu varlıkların kontrolüne girdiler. Yılan varlıklar ve akrabaları tanrı oldu ve çok tanrılı dinleri oluşturdular. peki sonra ne oldu? Verilen teknoloji ile insanlar mutlu ve refah dolu bir hayat mı sürmüştü? Sorun sadece bu varlıkların yönetici olması mıydı, sırf şeytan kimliğinde varlıklar yönetiyor diye mi tufanla helak oldular. Teknoloji ve medeniyetle gelişmiş bu ülkelerdeki asıl problem neydi?
İnsanlar kötülük işledikçe başlarına gelen kötülükler yani felaketlerde artmaktadır. Bu konu kuran da anlatılmış olmakla birlikte kuantum bilimine dayanan delilleri de vardır ve ileriki bölümlerde açıklamayı düşünüyoruz.
Ali imran suresi 120- Şayet siz sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların tuzakları size hiçbir zarar veremez.
Zaten Allah; bu ayetleri “kanunu ilahi” yani fizik kanunları gibi dünyanın kanunları olduğunu söylemiştir. Ve bugünde zaten dindar olsun veya olmasın kötülükleri çok işleyen ülkelerin başına geçte olsa türlü felaketlerin daha çok geldiğini görürsünüz. İşte Allah ın Mu ve Atlantis ülkelerini kolonileriyle birlikte yok etmesinin nedeni büyük kötülüklerin sistematik olarak işlenmesi ve önü alınamıyor olmasıdır.
5.bölümde mantığını anlatıp varlığını ispatladığımız büyü olayının en büyüğü kan büyüsüdür. Ve kuantumdan bildiğimiz üzere; düşünce gücü yani atomaltı tesirler ile şekillenen diğer Boyuttaki canlılar bu kanın oluşturduğu korku ve kötülük enerjisi ile çokça güçlenir ve beslenir. Çünkü insan kurban edilmesi ile topluluktaki tüm insanlarda çok büyük korku duygusu ile birlikte var olan bütün kötü duygular en yoğun şekilde açığa çıkar ve bu duyguların oluşturduğu kimyasallar direk ato maltı parçaları oluşturur, bu atomaltı negatif parçalar da daha önceki bölümlerde açıkladığımız atomaltı parçalardan ibaret canlılar olan cinlere enerji kaynağı olur.
Bu size garip gelmesin çünkü aynı durum kısmen bizim dünyamızda da yaşanmaktadır. Biz insanlar irademizle iyi olduğumuzda iyi şeylerden zevk alıyoruz, kötü insanlar ise kötülükten zevk alır hale geliyor. Psikolojik olarak iyi şeyler yaşandığında mutlu ve güçlü oluyoruz. Kötü şeyler yaşandığında kötülükten zevk alan insanlar mutlu olup güçleniyor. Tabi cinlerde bu güçlenme sadece psikolojik manada değil daha tesirli şekilde, yemek yemek gibi etki ediyor. Çünkü atomaltı parçalardan ibaret varlıklar için insanların duygu ve düşünceleri ile ürettikleri atomaltı parçalar somut bir şey.
Cinlerinde aynı insanlar gibi iyi olanları pozitif tesirlerden, kötü olanları negatif tesirlerden etkilenip güçleniyor. Biz en dip boyutta varlıklar olduğumuz için bizim yaptığımız şeyler onların boyutuna daha güçlü tesir ediyor. Mesela musallatlı insanların ağzından konuşan şeytanlar; yanlarında yapılan iyi şeylerden dolayı çıkan beyaz ışıktan acı çektiklerini söylüyor. Benzer şekilde kutsal kitaplardaki iyilik ve güzellikten bahseden ayetler okunduğunda musallatlı kişilerin çıldırmaları bilinen bir fenomen. Beyaz ışığı sevmeyen bir canlının olması size şaşırtıcı gelmesin çünkü insanlar arasında da iyi şeyleri sevmeyen kötü şeyleri iyiymiş gibi seven insanlar var. O yüzden cinlere de bu durum normal geliyor. Bu alt boyuttaki olayların üst boyuta dalga tesiri yapması olayını kuantum fiziği de açıklamaktadır.
Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı
