YouTube player

Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.

Sümer (Semud) inşaat teknolojisi günümüzden ileri miydi?

Anladığınız üzere sümerler teknolojilerinin lokomotifi olan yazı ve dillerini tanrılarından almışlardır. sümerlerin tanrılardan sümerce ile aldığı bu bilgi ve teknolojinin kalıntıları bugün antik inşaat yapılarında çok bariz görülmektedir. sümerlerden kalma belki diğer bir çok farklı antik teknoloji ürünü vardı ama bunlar binlerce yıl içinde paslandı, çürüdü ve yok oldu. ya da bilmediğimiz eller tarafından el konulup saklandı. fakat kil tabletler ve yaptıkları inşaatlar zamandan en az etkilenen şeyler olduğu için günümüze kadar geldiler.  tarihçilerinde belirttiği üzere şu bir gerçek ki; Akad ile Sümerler hem sulama hemde inşaat konusunda çok ileriydiler: 

Sümerler, MÖ 4. bin yılda neredeyse tamamı tuğladan yapılmış, kemerler, kubbeler ve tonozlardan oluşan sofistike mimari eserler yapıyorlardı .

Babil tapınakları, payandalarla desteklenen , yağmurun kanalizasyonlarla taşındığı, ham tuğladan yapılmış devasa yapılardır. Sümerlere ait Ur şehrindeki böyle bir kanalizasyon kurşundan yapılmıştı. Tuğla kullanımı sütunların, fresklerin ve fayansların erken gelişimine yol açtı. Duvarlar parlak renklere sahipti ve bazen fayansların yanı sıra çinko veya altınla kaplanıyordu. 

sümerlerin döneminde yaşayan Kral Shulgi, Sümer ve Akad kentlerinde çeşitli inşaat projeleri gerçekleştirmesiyle tanınıyordu. Ünlü Ur Zigguratı da dahil olmak üzere birçok ziggurat inşa etti. 

benzer şekilde semud kavminin beraber yaşadığı ad kavminin irem kenti hakkında kuran da da “Misli halk olunmamıştır. demektedir. ” Burada “inşa edilmemiştir” değil de, “halk olunmamıştır” denmesi ilginçtir. çünkü “Hilkat” çamurdan yapılanlara denir. Yani kuranda Çamurdan böylesi inşa edilmemiştir denmektedir. Antik Tarihî kalıntılardan taş kemerler bilinmektedir, ama çamurdan yani tuğla kemerler akad ve sümerler haricinde bilinmemektedir. Bunun yanında “hilkat” kelimesinden yaptıkları sulama tekniği sayesinde oluşmuş bahçelerde anlaşılmaktadır. Yani hem tarihten hem de kuran dan anlaşıldığına göre Tamamen orijinal ve çok değişik bir sulama sistemi ile büyük bir verim elde edilmiştir. Bugün belki onlardan çok daha güzel sulama yapabiliyoruz ama onların verimlerine ulaşmamız mümkün olmayabilir.

kuranda semud hakkında geçen kelime “Cebedenler”; “Cabe” “cevab” kelimesi ile akrabadır. Bu kelimenin manası; Soruya verilen cevap ya da boş bırakılan yerlerin doldurulmasıdır. Boşluk anlamında olan “Cevf” kelimesi ile akrabadır. Toprakları yarıp kanallar yapma anlamına gelmektedir. “Sahra” kelimesinden sümerlerin çölde, Kumlarla kaplanmış bir alanda yaşadıkları anlaşılmaktadır. Kum suyu tutmadığı için bitki de bitmemektedir. Sulama yaptığınızda ise canlılar oluşmakta, zamanla gelen güneş ışığının altında çok verimli topraklar oluşmaktadır. “Sahra” kelimesi burada harfi tarifle gelmesi çölün Belli yerlerini  vadi hâline dönüştürdüler manasına demektir. 

Burada sahra “fî” ile gelmemiş, mef’ul olarak gelmiştir. Sahranın içinde vadiler değil, sahrayı vadileştirdiler anlamına gelmektedir.

semud kavmi hakkında yaşadıkları bölgede yazları suyun azaldığı, bu sebeple burada yaşayanlara “semed” yani suyu az olmak kökünden gelen Semûd isminin verildiğini söyleyenler de vardır. (Lisânü’l-ʿArab, “s̱md” md.; Zemahşerî, II, 116)

Bunun yanında meşhur sümer ziguratı bugün bile ayakta duran ve pişmiş tuğladan yapılmış ilk büyük piramitlerdendir. sümer ziguratı sümerlerin ne kadar büyük inşaatçılar olduklarını ve ne denli büyük bir teknolojiye sahip olduklarını gözler önüne sermektedir. sümerlerin inşaat teknolojisi sadece tuğla inşaatları ile sınırlı değildi. bunun yanında şimdi ispatlayacağımız üzere sümerler kayaları oyarak ev yapacak teknolojiye de sahipti.

işte kuran da da semud kavminin sümerler ile aynı özelliklere sahip olduğu anlatılmıştır. Fakat ek olarak Kuran da semudun önemli bir şehirleşme ve inşaat teknolojisine sahip olduğu anlatılmakla birlikte bu teknolojinin kayaları oyup ev yapacak kadar ileri bir düzeyde olduğu da söylenmiştir. kurana göre semud kavmi tuğladan inşaatların yanı sıra kayaları oyarakta inşaatlar yapmaktaydı.  

 

Fecr Suresi, 9. ayet: Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud’a?

şuara-149Böyle düşündüğünüz için mi (siz semud kavmi) dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?

akadlar ile ilgili bölümü izleyenlerin hatırlayacağı üzere hemen hemen tüm dünyada kayalara oyulmuş bir çok antik yapı olmakla birlikte bu yapıların en gösterişli ve büyük olanları semud kavminin ve sümerlerin yaşadığı yerde bulunmaktadır.

günümüz suudi arabistanındaki madain salih yapıları ve günümüz ürdün ülkesindeki petra yapıları kayalara oyularak yapılmış en görkemli evlere ev sahipliği yapar.

 

tarihçiler bu yapıları günümüze yakın bir tarihte yaşamış olan nebatilerin yaptığını zannetmektedir.

fakat bu bölümü çok uzatmamak için bu yapıları nebatilerin değil de sümerlerin inşa ettiğini bir sonraki bölümde ispatlayacağız.

özetle bir sonraki bölümde; bu yapıların tufan dönemi teknolojisi olduğunu, çünkü diğer tüm 10 bin yıl önce yapılmış antik megalitik eserlerle aynı özelliklere sahip kayıp teknoloji ile yapıldığını, nebatilerin göçebe olduğu için bu denli yerleşik yapıları inşa edemeyeceklerini ve bu teknolojiye sahip olmadıklarını, eserlerin üzerindeki nebatça yazıların sonradan yazıldığını, nebatilerden önce petra ve madain salih şehirlerinin var olduğunu, nebatiler mezar olarak kullanmasına rağmen bu yapıların ilk başta mezarlık amacıyla inşa edilmediğini, en önemlisi de petra da sümerlere ait eserlerin bulunduğunu gördüğünüzde bu yapıları nebatilerin değil sümerlerin inşa ettiğini anlayacaksınız.

Yine hem sümerlerin hem de semud kavminin esrarengiz şekilde ve aynı felaketlere maruz kalarak tamamen yok olduğuna dair deliller bu konudaki benzerliklerin final kısmı olacak. bizi izlemeye devam edin.

 

Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top