
Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.
Atlantis/Mu’nun sosyolojik kanıtları
Yeni zellanda da bulunan maori yerlileri chrurcvard a göre mu zamanından kalan insanlardı, churchward eserinde bu konuyu şöyle anlatmıştır;
“Maorilerin Yeni Zelanda’ya, Mu’nun batışından önce gittiklerini gösteren birçok kanıt bulunmaktadır. Ben bu çıkarımları şunlara dayandırıyorum: Birincisi, Maorilerin, Pasifik Adalarının hiçbirinde bulunmayan uzak geçmişle ilgili gelenekleri vardır. ikincisi, Mu’dan kaynaklanan ve Polinezya Adalarının hiçbirinde bulunmayan önemli ve çok belirgin sembolleri vardır. Bu olguların doğal sonucu şudur: Maoriler, Yeni Zelanda’ya doğrudan Anakara (MU dan) gelmişlerdir.”
Yine Çinlilerde bulundukları bölgeye başka bir yerden gelmişlerdir. Çin’de öne çıkan bir gelenek şöyledir: “Çinliler her zaman Asya’da yaşamamıştır. Asya’ya, doğan güneş tarafında uzak bir ülkeden gelmişlerdir.”
Yine bir çok araştırmacıya göre; güney denizi adalarındaki polinezya yerlileri beyaz insanlardan oluşmaktadır ve bu halk dünyanın beyaz insanlarını bir araya getiren eksik halkayı oluşturmaktadır.
Bu konuyla ilgili araştırmalar derinleştirildiğinde diğer ırklarla alakalıda benzer sonuçların çıkacağı kanaatindeyiz.
James churchward ın araştırmalarına göre mu nun yıkımından önce dünyanın hiçbir yerinde yabaniliğin var olduğuna dair bir kayıt bulunamamıştır. Yabanilik, ilkellik, yamyamlık; mu nun yıkımından sonra başlamıştır. Bu da büyük tufandan sonra insanlığın elindeki bir çok bilgi teknoloji ve imkanı kaybettiğini bu yüzden ilkel yaşamın baş gösterdiğini gösterir.
Yine birbiri ile alakasız bazı toplumların ortak dili konuşmaları bunların bilinmeyen bir zamanda beraber yaşadıklarını ve bir olay neticesinde dünyanın farklı yerlerine dağıldıklarını göstermektedir. Bu benzerlik sadece iki toplum arasında olan bir durum olsaydı mu teorisi haricinde başka bir nedene bağlanabilirdi. Ama tüm dünya toplumlarının benzer kelimeleri kullanmaları dillerinin birbirine akraba olması bilim adamlarının bir zamanlar hepsinin aynı dili konuştuğunu dünyanın farklı bölgelerine dağıldıklarını düşünmelerine yol açmıştır.
Leonard V. Dalton, Venezüella adlı kitabında şöyle yazar:
“Venezüella ile Kolombiya arasındaki sınır boyunca yer alan dağ ve ormanlarda, Karalara ait çok sayıda eski kalıntı mevcuttur. Burada, dikkat çekici bir rastlantı göze çarpıyor: Kara dilindeki bazı kelimeler, Pueblo Kızılderililerinin dilindekilerle aynıdır. Bu ise ya Amerika’da ya da Anakara (MU da) bir zamanlar bir arada yaşadıklarını göstermektedir.”
daha önce de bahsettiğimiz üzere; polinezya, mikronezya, malenezya adaları yerlileri birbirlerinden habersiz olmalarına rağmen dinleri ve dilleri hemen hemen aynıdır.
Yine Bu tabloda bariz şekilde maya, mu ve mısır dillerinin neredeyse birbirinin aynısı olduğunu görüyorsunuz. Sadece bu tablo tek başına mu nun varlığına ve dünyadaki birçok kültürü etkisi altına aldığına delildir.
Sonuç olarak bu gerçekler ve araştırıldığında ortaya çıkacak etnografik gerçekler mu nun varlığını kanıtlamaktadır.Yine ileride göreceğimiz üzere birbirinden habersiz uygarlıklarda mu kıtasındaki aynı sembol ve inançların bulunması da mu’nun varlığının bariz bir delilini oluşturmaktadır.
Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı
