
Alttaki yazının görsel delillerini üstteki videoda görebilirsiniz.
Büyü İle İlgili Tüm Merak Edilenler
Daha önceki bölümlerde tarih boyunca aktarılan tüm antik belge ve bulgularda; şeytanların büyü ile iletişim kurduklarını ve çok tanrılı dinleri büyü vasıtasıyla oluşturduklarını belirttik. Bu bölümde ise büyünün varlığına dair delilleri sunarak büyünün mantığını ve tarihini anlatacağız. Büyü bizim için önemli bir konu çünkü geçmişte olduğu gibi bugünde yapılan bir çok şey büyüsel amaçla yapılıyor ve tüm bu sembollerin büyüsel etkileri anlamları var.
Bugün bile gözümüzün önünde sayısız sembol bulunmaktadır. Şimdi izleyeceğiniz belgeselde göreceğiniz üzere bu semboller yeni dünyayı kuranların inançlarına bağlı şekilde yapılmış sembollerdir. O yüzden dünyayı yönetenlerin bu sembolleri inançlarına göre bilinçli bir şekilde yaptığını, bu sembollerin bir amaca hizmet ettiğini söyleyebiliriz.
“Dünyanın en büyük demokrasisini yoktan var etmeye acaba hangi esrarengiz güçler yardım etmiştir. Kurucu büyüklerinde bütün insanlar gibi sırları vardı. Onların gizli dünyalarının ipuçları her yerde gözünüzün önünde. Tabii nereye bakacağınızı bilmeniz gerekiyor. Simgeler, işaretler, gizli bilgiler ve televizyonda ilk kez kurucu büyüklerden birinin herkesten gizlemiş olduğu vücut parçaları. Mermerdeki çatlaklar Amerika’nın en önemli kişilerinin çok daha karanlık, çok daha karmaşık resimlerini ortaya çıkartmakta. Karşınızda kurucu büyüklerin sırları. Onlar kusursuz bir birlik kurmuş kusurlarla dolu insanlardı. Kapalı kapılar ardında yaptıkları ise 250 yıldan uzun bir süre sır olarak kaldı. En ilginç şeylerden biri bu insanların hepsinin bir sürü örgüte bağlı olması. George Washington hür Masonlara bağlı kalacağına yemin etmişti ve bu gizemli biraderlerin sırlarını kendisi ile birlikte mezara götürdü. Benjamin Franklin masonik ilişkilerini meclislerde ve yatak odalarında ittifaklar kurmak için kullandı. John Hancock bazılarının Amerika’nın ilk terörist örgütü olarak tanımladığı örgütü kurdu. Kurucu büyükler kafalarında büyük bir ülke kurmaktan başka bir şey olmayan mermerden kişilikler olarak resmedilir. Ama hepsinin modern tarihçilerin görmezden gelme eğilimi taşıdığı çok başka gündemleri de vardı. Ve bu gündem de günlük bazda yaptıkları hayırlı işlerden ibaret değildi. Bu gündem neydi? Cevabı Belki de başta hür masonlar olmak üzere mensuplarının bir devrim ve yeni yönetim planlayıp tezgahladıkları gizli örgütlerin üzerindeki örtüyü kaldırarak bulabiliriz.” (History channel belgesel-Kurucu büyüklerin sırları/Amerikayı kuran masonlar)
Büyünün mantığını anladığınızda şeytanların nasıl-ne yöntemle tüm dünyayı etkilediklerini ve insanları kendilerine taptırdıklarını, bugünde taptırmaya nasıl devam ettirdirdiklerini, Cinlerin nasıl insanlar arasında bu kadar etkin güç olduklarını anlayacaksınız.
Elimizde Somut bir çok görüntüsü ve bizzat şahit olmuş tanığı olan Büyüyü bilimsel olarak şu şekilde açıklayabiliriz.
önceki bölümlerde zaten büyünün bilimsel bir temelinin olduğundan bugün bazı bilim adamlarının büyünün kuantum fiziği ile ilgisi bulunduğundan bahsettiğini anlatmıştık. bu bilim adamları geçmişte ve bugün insanların bu kadar ilgilendikleri büyünün kuantum fiziği ile bağlantılı olabileceği konusunda makaleler yazmışlardır.
yine Hatırlayın Daha önce düşünce gücü ile kuantum aleminin şekillendiğini, Yaşadığımız iyi ve kötü duyguların sonrasında vücudumuzda açığa çıkan değişik enerji akımları auraların varlığının bilimsel olarak ispatlandığını anlatmıştık. Hatta 3 boyutlu dünyanın fizik kanunlarından bağımsız olan bu kuantum alemini gören martin ress gibi bir çok bilim adamının dünyanın bir simülasyon olduğunu düşündüklerini; aynştayn ın bile zihninin bu gerçekleri inkar etmekten kendini alamadığını, kuantum gerçeğini kabul etmekte zorlandığını bu yüzden neils bohr ile uzun süre tartıştıklarını bilmenizde fayda var.
İşte fizik kurallarına aykırı bu Kuantum teorisine göre; düşünce enerjidir ve somut etkiler yaratır. örneğin Su kristallerinin şeklinin düşünce gücüyle değiştiğini ispatlayan Japon bilim adamı masaru emoto; gerçekleri kabullenmek istemeyen bir çok yazar tarafından deneylerini kanıtlayamadığı öne sürülüp, sözde bilimci ya da sahtekar olarak tanımlansa da. Doktor Emoto nun deneyleri hem bilim camiası tarafından hem de bağımsız kişiler tarafından defalarca farklı şekillerde ispatlanmıştır. Bu linklerde bilimsel deney sonuçlarında suya güzel sözler söylendiğinde suyun şeklinin güzelleştiğini, kötü sözler söylendiğinde ise su kristallerinin kötü şekiller aldığını görebilirsiniz.
yine aynı şekilde bağımsız araştırmacıların pirinç ve suyla yaptıkları deneyleri internette görebilirsiniz.
İnsan bedenininde %70 i sudan oluşmuştur. Bir deneyde kanlarında Hastalığa yatkınlık görülen insanlara güzel sözler söylenmiş su kristalleri içirildiğinde kanlarındaki değişim ve düzelme gözle görülmüştür.
Suyun nasıl düşünce ve sözden etkilendiğini anlamakta güçlük çekiyorsanız evrendeki madde diye gördüğümüz tanımladığımız her şeyin esasında hissettiğimiz gibi katı olmadığını, çoğunluğu boşluklardan kalanının ise ışık ve titreşimden ibaret olduğu 2. Bölümümüzden hatırlayın. Bu açıdan düşünce ve söz de aynı şekilde enerji ve titreşimdir ve maddeye tesir eder.
zaten bir insana küfür edildiğinde ya da güzel sözler söylendiğinde duygu durumunun nasıl değiştiğini hepimiz biliyoruz.
İslam dini de güzel veya kötü sözün ne kadar önemli olduğuna ayet ve hadislerde değinmiştir. Hatta gıybet ve iftira gibi sadece sözle yapılan bir fiilin yamyamlık derecesinde kötü ve iğrenç olduğu vurgulanmıştır.
Aynı şekilde Kuran dinletilen insanların anlamını bilmedikleri bu sesten sadece dinlediklerinde bile ne kadar etkilendikleri ile ilgili bir çok deney vardır.
Yine örnek olarak bu videoda kuran okunan bu suyun aurası gözle görülür bir şekilde değişmektedir. Hatırlayın; 2. Bölümde auranın varlığını anlatmıştık. Aura bir sıcaklık veya elektrik görüntüsü değildir, düşünce gücü ile oluşan manyetik alanın gözle görülebilir halidir.
Aslında düşünce gücünün etkisini anlamak için bu deneylere gerek bile yoktur. Çünkü plasebo etkisini herkes bilmektedir. bilimsel bir veri olarak; Sadece bir şeyin iyi geleceğine inanmakla, yani sadece inanç ile insanlar %40 oranında etkilenmekte ve iyileşmektedirler. Yani bir insana kanser hapı diye şeker verseniz ve o insan o hap ile kesin iyileşeceğini bilse ve inansa en az yüzde 40 oranında hastalığı iyileşecektedir.
Şimdi düşünün Suyu sadece sözle bu şekilde değiştiren düşünce gücü, daha etkin kullanıldığında insanı nasıl değiştirir. İşte büyüde en basit tabiriyle söz ve düşüncenin; oluşturduğu manyetik tesir ile boyut varlıklarından yardım almak için onlara kapı açma ve karşı tarafa iletip etkileme yöntemidir.
mesela bu videoda şamanların düşünce ve sözü uygun şekilde kullanarak ruh çağırabildiklerini görüyorsunuz.
“Dans aralıksız çalan davullar ziller düdük. Her şey ruhları kutsal alana çağırabilmek için.” (TRT Dogonlar belgeseli)
bu arada nicola teslanın evrenin özünün titreşim ve frekanstan ibaret olduğu sözünü de unutmayın.
Hadisi şerifte de büyünün söz olduğu bildirilmiştir.
Zaten tarihsel süreci ele alındığında; büyünün bir yalan olduğu asla söylenemez. Çünkü antik dönemden yani binlerce yıl öncesinden günümüze değin insanların büyü ile ilgilenmiş ve bugünde medeniyet farkı olmaksızın dünyanın her ülkesinde büyü ile hala ilgileniyor olması; büyünün gerçeklik payının olduğunu ve insanların büyüden bir şeyler elde edebildiğini gösterir. Aksi takdirde insanoğlu faydasını görmediği bir şeye inanmaz ve yapmaz. Bu açıdan her inancın her dinin tamamen olmasa da bir kısım gerçeklik paylarının olduğunu, insanların bu yüzden faydasını görüp bu dinlere inanmaya devam ettiklerini bu belgesel serisinde görüyorsunuz ve görmeye de devam edeceksiniz. ve yine ileride göstereceğimiz deliller ve olaylarla büyünün varlığını daha iyi anlayacaksınız.
Sancaktar Tekkılıç
FHÖ Prodüksiyon
Youtube/ Gerçeğe Çağrı
